DOLAR

32,8229$% 0.06

EURO

35,2133% -0.17

STERLİN

41,7840£% 0.01

GRAM ALTIN

2.452,61%0,32

ÇEYREK ALTIN

3.930,00%0,35

TAM ALTIN

15.645,00%0,31

Öğle Vakti a 12:41
Hatay AÇIK 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

BERCESTE

Berceste, tahminen, on beş-on altı yıl önce Bolu Tüneli açıldığında, Ankara yönü çıkışında bulunan mola yerindeki bir tesis ismi olarak çıkmıştı karşıma ilk olarak.

Berceste, tahminen, on beş-on altı yıl önce Bolu Tüneli açıldığında, Ankara yönü çıkışında bulunan mola yerindeki bir tesis ismi olarak çıkmıştı karşıma ilk olarak.
Ne anlama geldiğini merak edip çalışanlardan birine sorduğumda “İşletmenin kuruluş esasları arasında yer alan, bereket, cesaret ve temizlik ilkelerini tanımlayan sözcüklerin kısaltılmış hali” şeklinde açıklama yapmıştı. Seyahat sırasında her anne gibi elinden sıkı sıkı tuttuğum oğlum o sırada şirinlik yapınca, diğer eline şeffaf bir poşet içinde bulunan koca bir avuç fındık tutuşturmuş “Sakarya’ya bağlı kendi köyümüzden” demişti çalışan.
Dört-beş yaşındaki oğlum, muntazam kurulmuş bir cümleyle teşekkür edince de sohbete başlamışlardı.
Velet sayesinde bizlerle o kadar ilgilenmişti ki işletmenin sahiplerinden biri olduğunu dile getirmiş, hesabı almak istememiş, hayat arkadaşımın verdiyi yüklü bir bahşişle de durumu kotarmıştık.
Çok sonraları bambaşka bir zamanda dergi adı olarak çıkmıştı karşıma “Berceste..”
Madem dergi adı olmuş, bereket, cesaret ve temizlik gibi basit kelimelerin kısaltılmış haliyle yaratılmış bir isimden ibaret olamaz dedim kendi kendime.
Ve öğrendim ki hatırlanması kolay, incelik içeren latif dizeymiş “Berceste..”

Bu tanımlamaya göre Ümit Yaşar Oğuzcan’ın “Biliyorum Unutamayacaksın” şiirinden alınma şu latif dizeler örnektir mesela.
“Ve biliyorsun, ben de unutmayacağım.
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa.
Şöhretmiş, servetmiş her şey geçiyor inan.
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa…”

Bir de ilk duyduğumda şarkı sözü olarak yazıldığını düşündüğüm “Lavinia” isimli bir Özdemir Asaf şiiri var ki her daim güftesiyle, ezgisiyle baş ucu şarkılarımdandır.
“Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
İncinirsin.”

Yazdığım bu satırları sizler okurken, en sevdiğiniz bercesteleri mırıldanmanızı isterim. Şarkı sözü de olabilir mesela.
Yeter ki incelik içersin.
Latif olsun.
Fransız şarkıcı Jean Francois Michael’in ünlü şarkısı “Caupable”nin çok meşhur olduğu yetmişli yıllarda, Lübnanlı Rahbani kardeşler şarkıyı yeniden düzenleyerek üzerine Arapça sözler yazmışlar.
Aile bireylerinden Faırouz, şarkıyı o kadar güzel okuyor ki her dinlediğimizde bir kalbimiz olduğunu hissettiriyor. Ve yine her defasında ölümün tek başına, aşkın iki kişilik olduğunu hatırlatıyor bizlere.
“Seni yazın sevdim, seni kışın sevdim.
Gelmeni yazın bekledim, kışın bekledim.
Senin gözlerin hep yaz, benimkiler kış.
Kavuşmamızsa sevgilim, yazdan da kıştan da çok sonra…”

Şairimiz Ali Yüce’ye göre de;
Antakya sokakları dardı.
Antakya sokakları bir kişilikti.
Sen giderken ben gelemezdim.
Gönlümüzün bir yanı bahar, bir yanını yaz almıştı.
Yazık ki o sokaklar şimdi yok.
Kör olası deprem aldı hepsini!
Oysaki dünyanın en ince şehirlerindendi Antakya.
Yahya Kemal Beyatlı’ya göre:
“Bir tel kopar, ahenk, ebediyen kesilir”

Senin bütün tellerin koptu güzel Antakya!
Halbuki dünyada aydınlatılan ilk cadde senindi.
En hoş görülü şehirlerden biriydin sen.
Bir kere gittin ama her gün uğurlar olduk seni.
Her gün aklımızdan geçiyorsun unutma.
Arada bir selam ver emi?
Sonbaharda defne, ilkbaharda nergis kokulu rüzgarların yeniden esmeye başladığında biz faniler çok şeyi yeniden hatırlayacağız. Fakat sen bizi tek tek, yeniden, nasıl hatırlayıp hızlı bir şekilde geri geleceksin onu bilemiyoruz işte?
Ne demiş Cahit Zarifoğlu?
“Kavuşmalarımız topal,
Ayrılıklarımız koşar adım oldu..”

Bizse seni Orhan Veli’nin dediği gibi bekliyor olacağız.
“Öyle bir hava da gel ki
Vazgeçmek mümkün olmasın!”

Tekrar gelelim bereket, cesaret ve temizliğe.
Bereketli topraklarımız var bizim. Akdeniz’e kıyısı olan ve her mevsim mümbit topraklar.
Hayat, bazen aklımıza yeni gelen fikirler gibi parlak olmazsa da beklenmeyen bir aksilik olduğunda sabırlı, gerektiği zaman arkamıza dönüp bakmadan gidecek kadar cesuruz biz.
Temizlik derseniz, şükür ki önce yürek sonra vicdan!
Kalbimizin istediklerini de akıl ne zaman kabullenip yapacak bilemiyorum ama
kırık kalpler durağında çok kişiyi indirdik depremden sonra.
Yeniden yoldaş olunur mu?
Bilemem.
Kelimelerin yarattığı mucizelereyse her zaman inanın.
İnanın ki saadet dolu günleriniz olsun!
Ve de söz olsun ki yine baharlar gelecek!..

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.