45,2229$% 0.07
52,8911€% 0.04
61,2240£% 0.01
6.599,83%0,45
10.751,00%0,47
42.852,00%0,55
02:00
Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, deprem sonrası yürütülen konut çalışmaları ve konteyner kentlerin kapatılma sürecine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Kara, özellikle rezerv alanlarda yaşayan depremzedelerin metrekare kaybı yaşadığını ve konteyner kentlerde kalan kiracıların mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Konutlarda yaşanan bazı sorunların tüm projelerin sorunlu olduğu anlamına gelmediğini belirten Kara, barınma ihtiyacının büyüklüğü ve kurumların imaj kaygıları nedeniyle vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin yeterince gündeme gelmediğini ifade etti.
Son dönemde vatandaşlardan yoğun şikâyet aldıklarını kaydeden Kara, özellikle deprem öncesinde geniş metrekareli veya dubleks konutlara sahip olan vatandaşların ciddi hak kayıpları yaşadığını söyledi.
Kara, “Deprem öncesinde 180 metrekarelik dubleks evi bulunan vatandaşlara bugün 95-100 metrekarelik daireler veriliyor. Rezerv alan uygulamalarında farklı konut tipleri dikkate alınmaksızın standart projeler uygulanıyor. Bu nedenle özellikle tapulu ve bölünmemiş dubleks ev sahipleri yalnızca tek bir daire alabiliyor” dedi.
İmar Affı kapsamında dublekslerini iki bağımsız bölüme ayıran kişilerin ise iki daire alabildiğini hatırlatan Kara, bunun vatandaşlar arasında adaletsizlik algısına yol açtığını belirterek, “Kanuna uyan cezalandırılıyor düşüncesi oluşuyor” ifadelerini kullandı.
Konuyu Nisan ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdıklarını anımsatan Kara, çözüm önerilerini de paylaştı.
Kara, “Dubleks konutu olan vatandaşlara, eski ve yeni konutları arasındaki metrekare farkı üzerinden ödeme yapılabilir ya da 1+1 tipinde ek bir konut tahsis edilebilir. Ancak bugüne kadar bu konuda herhangi bir adım atılmadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı hak kayıplarını gidermek için inisiyatif almalıdır” dedi.
Konteyner kentlerin kapatılma sürecinin kamuoyunda endişe yarattığını ifade eden Kara, vatandaşlara taşınma süreçleriyle ilgili net bir takvim sunulması gerektiğini söyledi.
Kara, “Vatandaşlarımız ne zaman, nereye ve nasıl taşınacaklarını önceden bilmeli. İnsanlar sabah uyandıklarında kapılarında tahliye tebligatı görmek istemiyor. Özellikle yaşlılar, engelliler ve diğer dezavantajlı gruplar için daha hassas davranılmalıdır. Süreç insani bir planlamayla yürütülmeli, gerekli lojistik ve maddi destek eksiksiz sağlanmalıdır” diye konuştu.
Yerinde dönüşüm kapsamında evlerinin yapımı devam eden kiracılar ile ekonomik zorluk yaşayan vatandaşların da dikkate alınması gerektiğini belirten Kara, konteyner kentlerde belirli bir süre daha kalabilmelerine imkân tanınmasını istedi.
Depremzedelere teslim edilen konutların yalnızca dört duvardan ibaret olmaması gerektiğini vurgulayan Kara, altyapısı tamamlanmamış yapıların konut olarak teslim edilmesini eleştirdi.
“Vatandaşlar taşındıklarında elektrik, su ve doğal gaz bağlantıları tamamlanmış evlerde yaşamaya başlamalıdır” diyen Kara, şunları kaydetti:
“Şantiye görünümündeki yapıların konut diye teslim edilmesi kabul edilemez. Bir konut; altyapısı, çevre düzenlemesi, yolları ve sosyal yaşam alanlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Anayasa’nın güvence altına aldığı sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı doğrultusunda, konutlar bütüncül şehircilik anlayışıyla inşa edilmelidir.”