45,2229$% 0.07
52,8911€% 0.04
61,2240£% 0.01
6.599,83%0,45
10.751,00%0,47
42.852,00%0,55
02:00
-UZMAN PSİKOLOG DANIŞMAN METİN HAMURCU YAZIYOR-
Kıskançlık çoğu zaman doğrudan ifade edilen bir duygu değildir. İnsanlar genellikle “kıskanıyorum” demek yerine bu duyguyu davranışları ve tepkileriyle gösterirler. Bu yüzden kıskançlığı anlamak çoğu zaman kişinin söylediklerinden çok hissettirdiği duygulara ve sergilediği davranışlara bakmayı gerektirir.
Kıskançlık yaşayan bir insanın zihninde genellikle sürekli bir karşılaştırma vardır. Kişi kendini başkalarıyla kıyaslamaya başlar. Başkasının başarısı, gördüğü ilgi ya da sahip olduğu şeyler kişinin içinde huzursuzluk yaratabilir. Bu huzursuzluk bazen küçük eleştiriler, küçümseyen sözler ya da değersizleştirme şeklinde ortaya çıkabilir. Örneğin biri başarılı olduğunda bunu takdir etmek yerine “o kadar da önemli değil” gibi yorumlar yapmak kıskançlığın dolaylı bir ifadesi olabilir.
İlişkilerde kıskançlık ise çoğu zaman kaybetme korkusuyla bağlantılıdır. Kişi sevdiği insanı kaybetmekten korktuğunda daha fazla sorgulayan, kontrol etmeye çalışan davranışlar gösterebilir. Sürekli nerede olduğunu sormak, kimlerle görüştüğünü merak etmek ya da bazı sınırlamalar koymak bu duygunun dışa vurumlarından biri olabilir. Bu davranışların altında genellikle güvensizlik ve terk edilme korkusu bulunur.
Kıskançlık aynı zamanda kişinin içinde açıklayamadığı bir huzursuzluk yaratabilir. Başkasının mutluluğu ya da başarısı kişide içsel bir gerginlik oluşturabilir. Bazen kişi bunu fark etmez, sadece içten içe rahatsızlık hisseder. Bu rahatsızlık zaman zaman öfke, kırgınlık ya da uzaklaşma şeklinde kendini gösterebilir.
Aslında kıskançlık çoğu zaman başkasıyla ilgili bir duygu gibi görünse de kişinin kendi iç dünyasıyla yakından ilişkilidir. İnsan kendini yeterince değerli, başarılı ya da sevilebilir hissetmediğinde başkalarının sahip oldukları daha belirgin hale gelir. Bu nedenle kıskançlık çoğu zaman kişinin kendi değer duygusuyla ilgili yaşadığı bir kırılganlığın yansımasıdır.