DOLAR

33,0350$% 0.67

EURO

35,9077% 0.83

STERLİN

42,8357£% 0.76

GRAM ALTIN

2.521,33%-0,29

ÇEYREK ALTIN

4.135,00%-0,28

TAM ALTIN

16.565,00%-0,27

İmsak Vakti a 02:00
Hatay AÇIK 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

YURTDIŞINDAN TEKLİF VAR, AMA TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK İSTİYORUM

HATAYSPOR'UN EFSANE İSİMLERİNDEN KAKİL, 1,5 YIL GÖREV YAPTIĞI FİLİPİNLER'DE TAKIMI CEBU'YU ASYA ŞAMPİYONLAR LİGİNE TAŞIDIKTAN SONRA ÜLKEYE VEDA ETTİ..

Türk futbolunu yurt dışında temsil eden az sayıdaki teknik direktörden biri olan Hatayspor efsanesi Mehmet Kakil, son 1.5 yıldır görev yaptığı Filipinler takımı Cebu’yu Asya Şampiyonlar Ligi’ne taşıdıktan sonra bu ülkeye veda etti.


Filipinler’de oldukça eğitici ve öğretici bir dönem geçirdiğini aktaran Kakil, Asya’nın bu ekonomik anlamda geri kalsa da mutluluğundan hiçbir zaman ödün vermeyen ülkesinin hayata dair bakış açısını değiştirdiğini söyledi. Kariyerinin ilerleyen bölümüne dair hedeflerini GOAL Türkiye’ye anlatan Kakil, kariyerine Türkiye’de devam etmek istediğini ifade etti.
KAKİL, FİLİPİNLER’DEKİ 1,5 YILINI DEĞERLENDİRDİ
-Filipinler’de çok başarılı bir sezonu geride bıraktınız. Cebu FC henüz 2021 yılında kurulmuş çok genç ve çok mütevazı bir takımdı ama bu takımla 22 maç sonunda sadece bir kez yenildiniz ve şampiyon Kaya FC’yi iki kez yenerek 51 puan topladınız. Bu başarı takımın sezonu ikinci sırada tamamlayarak, Asya Şampiyonlar Ligi vizesi almasını sağladı. Cebu’dan neden ayrıldınız?
ÇOK İYİ BİR SEZON GEÇİRDİK


Çok iyi bir sezon geçirdik ve yaptıklarımız ortada ancak Filipinler’de futbol bir türlü istediğimiz ivmeyle gelişmedi. Federasyon maalesef takımlara yardım etmiyor ve bütçeler çok mütevazı olunca istenilen seviyeye çıkmak kolay olmuyor. Cebu yönetimi devam etmemizi istedi ancak ailem Hatay’da olduğu için yaşadığımız deprem sonrasında yurt dışında çalışmak istemedim. Filipinler’den Hatay’a gidip dönmek iki günümüzü alıyordu ve bu şartlarda devam etmek kolay değildi.

-Türk futbolunda takımlarımız borç içerisinde ve artık transferlerde nispeten daha ucuz pazarlara yönelmek gerekiyor gibi görünüyor. Filipinler’de ya da Asya’da Süper Lig takımlarına katkı yapabilecek seviyede oyuncular var mı? En yakın örnek olarak benim aklıma Kim Min-Jae geliyor. Çin’den Fenerbahçe’ye geldi, bir sezon sonra Napoli’ye gitti ve şimdi de Bayern Münih’e transfer olmak üzere.
ASYA’DA ÇOK İYİ OYUNCULAR VAR
Asya’da çok sayıda iyi oyuncular var. Barcelona ve Arsenal Asya’yı oldukça yakından takip ediyor. Biz görevimiz çerçevesinde Hatayspor’a sürekli rapor gönderdik ve Hatayspor’u yönetenlerin buradaki oyunculardan faydalanmasının önünü açtık. Buradaki oyuncuların bazıları Süper Lig takımlarında forma giyebilecek düzeyde.

-Türk teknik direktörlerin yurt dışında çok az görev yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Beş büyük ligde çalışan teknik direktörümüz yok. Türk teknik direktörler yurt dışında neden görev yapmıyor?


TÜRK TEKNİK DİREKTÖRLER TÜRKİYE’DE ÇOK RAHAT ÇALIŞMA ORTAMINA SAHİP
Türk teknik direktörler Türkiye’de çok daha rahat bir çalışma ortamına sahip. Kendilerini zorlamak istemiyorlar. Yabancı bir ülkede çalışmak zor bir süreci beraberinde getiriyor. Öncelikle yabancı dilinizin olması gerekiyor. Bir de tabii ki en önemlisi yurt dışına çıktığında daha az para kazanacak olmaları da etkili. Bu nedenle kariyerlerine ilişkin herhangi bir risk almak istemiyorlar. Burada kulüp bulmak da başarıdan ziyade siyasi bağlantılarla alakalı olduğu için Türk futbolu yoluna kalıplaşmış isimlerle devam ediyor. Bir sezonda düşen iki takımda da görev yapan teknik direktörlerin bir sonraki sezon yine kolayca başka bir takımda görev yapabildiğini görüyoruz. Avrupa’da bunun bir örneğine rastlanabilir mi? Türk hocalar yurt dışında çalışmaya korkuyor ama aslında korkulacak bir şey yok.
TFF’DE ADIMIZ BİLE GEÇMİYOR
Biz yabancı bir ülkede çalışıyoruz ama Türkiye Futbol Federasyonu’nun bilgi paneline girdiğinizde orada görev yaptığımıza dair en ufak bir bilgi yok. Federasyonun antrenörüne değer vermediği bir ortamda Türk hocaların yurt dışında çalışamaması da çok anormal değil. Ben röportaj vermesem 1,5 yıldır yurt dışında çalıştığımdan kimsenin haberi olmayacak. Yurt dışında görev yapan yüzlerce teknik direktör olsa bu durumu yine bir nebze anlar, federasyon hangi biri hakkında bilgi versin derim ama zaten yurt dışında takım çalıştıran Türk antrenör sayısı bir elin parmaklarını bile geçmiyor. FIFA bile bize geniş yer ayırırken, TFF’de adımız geçmiyor. Filipinler’de sezonun en başarılı teknik direktörü seçildim ama kimin haberi var? Federasyon kendi antrenörlerinin başarısını duyurmayı bile başaramazken, Türk antrenörler nasıl beş büyük ligde takım çalıştıracak?
KAMERUN VE NİJERYA’DAN TEKLİF ALDIM
Şu anda Kamerun ve Nijerya gibi dünyanın öbür ucu olarak nitelendirebileceğim ülkelerden teklifler alıyorum ama Türkiye’den henüz bir tane bile teklif almadım. Kulüplerin de artık başarı kriterlerine göre antrenör tercihi yapması gerekiyor.

-Filipinler size ne kattı? Gittikten sonra futbola ya da hayata dair bakış açınızda değişiklikler oldu mu?
HAYATIMIZDA ARTIK KESİNLİKLE MUTSUZLUĞA YER YOK
Orada her şeyden önce mutlu olmayı öğrendik. Hayatımızda artık kesinlikle mutsuzluğa yer yok. Filipinler halkı ülke olarak sefalet çekse de çok mutlu. Beş gün çalışıyorlar ve hafta sonu iki gün geldiğinde tüm kazandıklarını eğlencede harcıyorlar. Sokaklarda yatıyorlar ama mutlular. Sinirlenme diye bir şey yok. Kavga gürültü yok. Tüm hayatları eğlence üzerine kurulmuş. Bize de her durumda mutlu olmayı öğrettiler. Ben sinirli bir adamdım ama oradan sinirlerini aldırmış bir adam olarak döndüm. Artık çok daha rahatım. Çocuklarım bile yeni halimi görünce çok şaşırdı. Filipinler hayata bakış açımızı değiştirdi. Bunun yanında İngilizcemi geliştirme imkanı buldum. Artık tüm taktiksel konuşmalarımı İngilizce yapabiliyorum. Cebu’da yaptıklarımızı daha medyatik başka teknik direktörler yapsa belki Türkiye Milli Takımı için bile ismi geçerdi. Filipinler’e gittiğimizde bir numaralı spor basketboldu ama son dönemde futbol da büyük bir ilgi gördü. Sadece federasyonun ligi biraz daha medyatik bir hale dönüştürmesi gerekiyor. FIFA’dan yapılan yardımlar kulüplere aktarılsa Filipinler futbolu kısa süre içerisinde büyük bir aşama kaydedebilir. Filipinler Ligi’nde Türkiye’de oynayabilecek en az beş oyuncu sayabilirim.

-Siz son olarak Hatayspor’da çalışmıştınız. Aynı zamanda bir Hatayspor efsanesisiniz. Hem Hatay hem de Hatayspor depremen maalesef çok olumsuz etkilendi. Şehir ve Hatayspor’un yarınları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir de tabii Volkan Demirel’e bir parantez açmak gerekiyor.
VOLKAN DEMİREL İLE GURUR DUYDUM
Çok büyük bir felaketti. Volkan Demirel çıkıp yardım çağrısı yapana kadar Hatay’a kimse gitmemişti. Bir teknik direktör olarak Volkan Demirel ile gurur duydum. Volkan hocanın kaldığı oteli tüm halka açarak ulaşabildiği herkesin güvenliğini sağlamaya çalışması hiçbir zaman unutulmayacak bir hareketti. Mesela benim Cebu’daki oyuncum Mert’in ailesini otelde ağırladı. Helal olsun demekten başka bir şey yok. Şu anda da takım için sponsor arayışlarında ve büyük bir iş yapıyor. Her insan bunu yapamaz. İnşallah yaptığı transferler de iyi olur ve Hatayspor gelecek sezon ligde tutunur çünkü biliyorsunuz ki Hatay’ın Hatayspor’a ihtiyacı var.

-Hocam Süper Lig’de 2006-2007 sezonundan bu yana yerli teknik direktörler şampiyona oluyor. Siz hem yerli bir teknik direktörsünüz hem de başka bir ülkede yabancı bir teknik direktör olarak şampiyonluk yarışı verdiniz. Yerli ve yabancı teknik direktörlerin ne gibi avantajları ve dezavantajları var?
YURTDIŞINA GİTTİĞİNİZDE ADAPTASYON SÜRECİ YAŞIYORSUNUZ
Yurt dışına gittiğinizde bir adaptasyon süreci yaşıyorsunuz. Oyuncuların sizi kabullenme süreci oluyor. Bu yüzden yabancılar dezavantajlı başlıyor. Türk hocalar hem takımları hem rakipleri hem de oyuncuların ruh halini daha iyi bildiği için daha çabuk başarılı oluyor. Ama uzun süre kalan yabancıların da oldukça başarılı olduğunu görüyoruz. Adana Demirspor’da 1.5 sezon geçiren Vincenzo Montella’yı buna örnek olarak gösterebiliriz. Yabancı bir teknik direktöre hemen geldiği sezon şampiyonluk beklentisi yüklerseniz işler zorlaşır.

-Türkiye genç oyuncuların Avrupa’da en az süre aldığı liglerden biri. Antrenörler neden genç oyunculara bu denli az şans tanıyor? Süre bulamayan gençlere ne önerirsiniz?
TÜRKİYE’DE ANTRENÖRLER KOVULMAMAK İÇİN HAZIR OYUNCU OYNATIYOR
Türkiye’de görev yapan antrenörler kovulmamak için her zaman hazır oyuncu oynatıyor. Bildiğiniz gibi 3-4 maç kötü gidince takımlarımız sürekli antrenör değişikliğine gidiyor. Antrenörlerin kovulmamak peşinde koşacağına genç oyuncu kazandırmaya çalışsa birçok genç oyuncumuzun önü açılır ancak maalesef çok sayıda oyuncumuzu kaybediyoruz. Cebu’da üniversite takımlarından bulduğum oyunculara süre verdim ve bu konuda içim çok rahattı. Aynı şeyi Türkiye’de yapıp iki kötü sonuç aldığınızda üçüncü maçı göremezsiniz. Türkiye’de maalesef genellikle başarılı olan antrenörler yerine torpilli olan antrenörler çalıştığı için bu çarkı kırmak kolay değil. Süper Lig’de oynayıp futbolu bırakan isimleri bir anda Süper Lig’de teknik direktör olarak görüyoruz. Ben alt liglerde birçok takım çalıştırdım ve son olarak yurt dışına gittim. Torpille değil tırnaklarımızla kazıyarak geliyoruz bir yerlere. Genç oyuncular yine de hiçbir zaman küsmesin. Cebu’ya futbolu bırakmak üzere olan üç genç oyuncuyu götürdüm ve şu anda üçü de çok sayıda teklif alıyor. Küsmesinler ve mücadeleye devam etsinler.

-Hocam sizce bir teknik direktörün takıma etkisi yüzde kaç?
TEKNİK DİREKTÖRÜN TAKIMA KATKISI YÜZDE 40
Teknik direktörün katkısı bana göre bir takıma katkısı yüzde 40. Geri kalan yüzde 60 da oyuncu kalitesi, yönetimin gücü, kulübün organizasyon kalitesi ve taraftarları. Hoca takımı iyi antrene edecek ve maç içinde doğru hamleler yapacak. Benim Filipinler’de bu denli çok takdir görmemin sebebi maçlarda yaptığım doğru hamlelerdi. Bir de takımda hiçbir zaman ayrım yapmamak gerekiyor. Herkese eşit davranmalısınız ve formayı hak edene vermelisiniz. Bunu yaptığınızda başarı zaten gelir. Ben Hatayspor’un en kötü zamanlarında Hatayspor’da görev yaptım. Kulüp borçlar içindeydi ve oyuncuları seçmeler yaparak alıyorduk. Bu şekilde kurduğumuz takımlarla finaller oynadık. Bütün bunların arkasında takım olabilmek, arkadaşlık ortamını kurabilmek ve oyuncuları inandırmak vardı. Bunları başardığınızda başarı zaten gelir.

-Türkiye’de beğendiğiniz teknik direktörler kimler?
OKAN BURUK ÖNEMLİ İŞ YAPTI
Okan Buruk Galatasaray’da oldukça önemli bir iş yaptı. Onun yanı sıra Montella’yı da çok beğeniyordum ama ayrıldı. Karagümrük’te Andrea Pirlo’nun da başarılı bir sezon geçirdiğini söyleyebilirim.

-Siz teknik direktörlüğünüz öncesinde beş kez gol kralı olmuş, Hatayspor için efsane bir futbolcuydunuz. Teknik direktörlüğe adım attıktan sonra futbolcuyken fark etmediğiniz ve futbola dair şaşırdığınız bir durumla karşılaştınız mı? Teknik direktörlük ve futbolculuk arasında ne gibi farklılıklar var?
TEKNİK DİREKTÖRLER MAÇTAN ÖNCE YAŞAYIP PLANINI YAPMASI GEREKİYOR
Bunun cevabı çok basit. Futbolcuyken sahada sadece kendinizden sorumlusunuz. İyi oynayıp oynamamak sizin elinizde. Antrenörken ise yaptıklarınız tüm takımı etkiliyor. Bu yüzden teknik direktörlerin maçı maçtan önce yaşayıp planını yapması gerekiyor ama futbolcuyken çok daha rahatsınız. İyiyseniz alkışlanır, kötüyseniz ıslıklanırsınız.

-Kariyerinizin geride kalan bölümünde hedefleriniz nedir hocam? Anladığım kadarıyla artık Türkiye’de çalışmak istiyorsunuz.
TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK İSTİYORUM
Türkiye’de çalışmak istediğim bir gerçek. Boşta kalmak istemiyorum ama Türkiye’den bir teklif alamazsam da yapacak bir şey yok diyerek, yurt dışından gelen teklifleri değerlendireceğim. Son olarak tüm kulüp başkanlarının başarılı teknik direktörleri görmesini diliyorum.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.