45,2229$% 0.07
52,8911€% 0.04
61,2240£% 0.01
6.599,83%0,45
10.751,00%0,47
42.852,00%0,55
02:00
–GAZETECİ YAZAR METİN DİNGİL YAZDI-
6 Şubat’ın üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, bazı acılar takvim yapraklarından düşmüyor…
Çünkü bazı kayıplar yalnızca insanı değil; bir kentin sesini, bir spor salonunun neşesini, bir annenin umudunu, bir takımın geleceğini de beraberinde götürüyor.
Hatay’da toprağa verdiğimiz voleybolcu çocuklarımız da işte böyle bir eksiklik bıraktı geride…
Yarım kalan maçlar, bir daha giyilemeyecek formalar, kurulamayacak hayaller…
Geçtiğimiz hafta sonu Samandağ’ın Tekebaşı Mahallesi’nde açılan “Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları” Anıt Parkı, yalnızca bir park değil; acının hafızaya, hafızanın da vicdana dönüştüğü anlamlı bir vefa abidesi oldu.
Eski milli voleybolcular tarafından kurulan Voleybolun Unutulmazları Derneği, depremde kaybettiğimiz spor insanlarının isimlerini yaşatmak ve onların yarım kalan hikâyelerini gelecek kuşaklara aktarmak adına örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza attı.
Samandağ Belediyesi ile AXA Sigorta’nın katkıları, Aromsa, Pegasus Hava Yolları ve diğer destekçilerin dayanışmasıyla yükselen bu proje; aslında “unutmamanın” somut hâliydi.
O gün orada yalnızca bir açılış yapılmadı…
Birlikte ağlayan insanlar vardı.
Evlatlarının isimlerine dokunurken sessizce gözyaşı döken anne-babalar vardı.
Birbirine sarılarak ayakta kalmaya çalışan insanlar vardı.
Ve en önemlisi; “yalnız değilsiniz” diyen büyük bir vicdan vardı.
Dernek Başkanı Gülnur Özfer Görgün ve yönetim kurulu üyelerinin ailelerle kurduğu içten bağ, Yaşar Yılmaz’ın bizlere organizasyonun anlamını anlatırken gösterdiği duyarlılık; törendeki en kıymetli ayrıntılardan biriydi. Resmiyetin ötesinde gerçek bir insan sıcaklığı hissediliyordu. Acının hâlâ ilk günkü gibi taze olduğu aileler için bu samimiyet belki de en büyük teselliydi.
Ancak böylesine anlamlı bir organizasyonda insanın zihnini kurcalayan sorular da olmadı değil…
Hatay Valiliği neden yoktu?
Hatay Büyükşehir Belediyesi neden bu anlamlı günde orada değildi?
Diğer belediyeler neden bu ortak hafızanın bir parçası olmayı tercih etmedi?
Çünkü burada açılan sadece bir park değildi…
56 voleybolcu evladımızın adının yaşatıldığı bir vicdan meydanıydı.
Böylesi bir törende siyaset üstü bir birliktelik görmek isterdik. Bakanlık düzeyinde bir katılım, spor camiasının topyekûn sahiplenmesi, tüm kentin aynı acının etrafında kenetlenmesi gerekirdi. Çünkü kaybettiğimiz çocuklar yalnızca ailelerinin değil, bu ülkenin evlatlarıydı.
Elbette eksikler vardı…
Tören alanına ulaşım oldukça zordu. Yoğun ve düzensiz trafik nedeniyle birçok kişi törene güçlükle yetişebildi. Tekebaşı Mahallesi’nde yönlendirme tabelalarının olmaması ise özellikle şehir dışından gelen konuklar için ciddi sıkıntı yarattı.
Oysa böylesine anlamlı organizasyonlarda küçük gibi görünen ayrıntılar, aslında misafire verilen değerin en önemli göstergesidir.
Anıt Parkı’na ulaşım yolunun daha düzenli hâle getirilmesi, çevre düzenlemesinin tamamlanması, voleybol sahasının korunaklı şekilde çevrilmesi ve en temel ihtiyaçlardan biri olan tuvaletin düşünülmesi gerekiyor.
Fakat bütün bu eksiklerin ötesinde görünen çok önemli bir gerçek vardı!!
Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay ve ekibi, bu parkı kısa sürede büyük bir emek ve büyük bir yürekle yetiştirmeyi başardı.
Belli ki burada insanlar zamana karşı yarışmıştı. Çünkü amaç yalnızca bir beton yapı inşa etmek değil; unutulmasın diye bir hafıza bırakmaktı.
Şimdi asıl görev bölge halkına düşüyor…
Bu parkı korumak…
Temiz tutmak…
Oraya yazılan isimlere sahip çıkmak…
Çünkü o isimlerin her biri yarım kalan bir hayatın hikâyesidir.
Belki bir gün o parkta çocuklar yeniden voleybol oynayacak…
Top sesleri yeniden yükselecek gökyüzüne…
Ama o seslerin arasında hep bir cümle yankılanacak:
“Biz sizi unutmadık…”
Ve unutmayan insanlar olduğu sürece, o çocuklar aslında hiç gitmeyecek.