45,2229$% 0.07
52,8911€% 0.04
61,2240£% 0.01
6.599,83%0,45
10.751,00%0,47
42.852,00%0,55
02:00
30 Temmuz 2026 Perşembe
-GAZETECİ YAZAR METİN DİNGİL YAZDI-
Gözünüz aydın! Hatayspor’a puan silme cezası geldi.
Kurtuldunuz artık bu dertten!
Çünkü Hatayspor’un yolu maalesef amatör lige, hatta kapanmaya doğru gidiyor. Artık Hatayspor diye bir probleminiz de kalmadı.
Kıvranmanıza da gerek kalmadı…
Seçimden seçime Hatayspor’u hatırlayanların da gözü aydın olsun!
Keşke bu kulübe zerre kadar faydanız olsaydı…
FIFA, Hatayspor’un sadece bir dosyası nedeniyle 6 puanını sildi. Takım sezona şimdilik -6 puanla başlayacak.
Ama bu daha başlangıç…
Yarın bu ceza -24 puan da olabilir, -54 puan da…
Asıl acı olan ise Hatayspor’u bu hale getirenlerin, bugün hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta dolaşmasıdır. Ne bir mahcubiyetleri var ne de bir özürleri…
Kulübü batırdılar, aklandılar.
Bu saatten sonra yapılacak hiçbir müdahale, kaybedilen yılları geri getirmeyecek.
Yıkılan güveni onarmaya yetmeyecektir.
İstediğiniz de bu değil miydi?
Bugün Hatayspor eksi 6 puanla sezona başlıyor. Yarın kaç puan silineceğini kimse bilmiyor. Bildiğimiz tek şey ise, bu tablonun kendiliğinden ortaya çıkmadığıdır.
Ve ne yazık ki bunun sorumlusu da FIFA değildir.
-GAZETECİ YAZAR METİN DİNGİL YAZDI-
Bir zamanlar bu şehrin, hafta sonlarını peşinden sürükleyen bir Hatayspor’u vardı…
Bugün ise o takımın eski günlerinden eser kalmadı. Kendi enkazının altında can çekişiyor.
Ve belki de en acısı…
Bu çöküşü herkes görüyor.
Kimileri susuyor…
Kimileri konuşuyor…
Ama hiç kimse gerçek anlamda harekete geçmiyor.
“Hatayspor yok oluyor.”
Herkes izlemekle yetiniyor.
Çözüm üretmek yerine mazeretler sıralanıyor.
Sorumluluk almak yerine karşılıklı suçlamalar yapılıyor.
Böyle devam ederse, Hatay’da yetişen yeni nesil Hatayspor’un varlığını bile bilmeyecek.
Kimse elini taşın altına koymaz, ortak bir çözüm bulunmazsa;
Hatay’da yine sadece İstanbul takımları konuşulacak…
Hatayspor unutulacak..
Ve her geçen gün biraz daha sahipsiz bırakılacak.
Hatayspor’u önce asrın felaketi olan deprem vurdu.
Ancak ne yazık ki kulübü asıl yıpratan, sonrasında yaşanan yönetim zafiyetleri ve alınan yanlış kararlar oldu.
Kulüp her geçen gün borç batağına sürüklenirken;
Hatayspor küçüldü…
Umutlar tükendi…
Hayaller söndü.
Bugün Hatay’da artık başarı hikâyeleri değil, felaket senaryoları konuşuluyor.
Başarısızlığın fotoğrafı çiziliyor.
Oysa Hatayspor geçmişte 2. Lig’i de gördü…
3.Lig’i de gördü…
Yokluğu da gördü.
Ama hiçbir dönemde bugünkü kadar sahipsiz, çaresiz ve sessiz bırakılmadı.
İşte insanın yüreğini en çok yakan gerçek de budur.
Artık geriye bakmak istemiyoruz.
Bugün açıklama değil…
Masal değil…
Gerçek istiyoruz.
İcraat istiyoruz.
Çünkü Hatayspor’un kaybedecek tek bir günü bile kalmadı.
Artık herkes bir karar vermeli.
Ya bu kulübün yanında olacak…
Ya da bu çöküşün sessiz ortağı olup vicdanıyla baş başa kalacak.
Çünkü Hatayspor düşerse;
Sadece bir futbol takımı düşmez.
Bu şehrin umutları düşer.
Gençlerinin hayalleri zarar görür.
Unutulmamalıdır ki Hatayspor, sadece bir spor kulübü değildir.
Hatayspor, bu şehrin ortak heyecanı, ortak sevinci ve ortak kimliğidir.
-GAZETECİ YAZAR METİN DİNGİL YAZDI-
Futbol emek ister… Yürek ister… Ve en önemlisi, bu büyük yapının şantiyesinde ter dökecek, taş üstüne taş koyacak gerçek emekçiler ister.
Hiçbir güç Hatayspor sevgisinin önüne barikat kuramaz. En fazla tuzak kurabilir. Çünkü gerçek sevda, engellerle değil; fedakârlıkla büyür.
38 yıldır gazetecilik yapıyorum. Hatayspor’u alkışladığım günler de oldu, eleştirdiğim günler de… Ama hiçbir zaman kişilere göre kalem oynatmadım. Ne yazdıysam inandığım doğruları yazdım.
Doğruları savunurken elbette birçok kişinin nasırına bastım. Hata yapmamı bekleyenler de oldu, mesnetsiz ithamlarla üzerime gelenler de… Bunlar gazeteciliğin kaderidir. Altı boş söylemlere cevap vermeyi ise hiçbir zaman kendime görev edinmedim.
Hatayspor sevgisi karşılıksızdır.
Biz bu armayı A şahsı varken de sevdik, B şahsı varken de… Hiçbir zaman sevgimizi isimlere endekslemedik. Başkanlar, yöneticiler, teknik adamlar, futbolcular gelir geçer. Hatayspor ise kalır.
Bazıları gibi bir ismi alkışlayıp diğerini yuhalayarak Hatayspor üzerinden prim yapmadık. Çünkü Hatayspor, hiçbir kişinin değil; bu şehrin ortak değeridir. Siyasetin de kişisel hesapların da üzerindedir.
Çocukluğumuz bu sevdayla geçti. Gençliğimiz deplasman yollarında, sevinçte ve hüzünde Hatayspor’la büyüdü.
Bugüne kadar nice değerli başkanlar geldi, nice teknik direktörler görev yaptı, yüzlerce futbolcu bu formayı giydi. Hepsi görevini tamamlayıp ayrıldı. Biz ise bu sevdanın değişmeyen sahipleri olarak yine burada kaldık.
Bugünkü yönetim de yarın görevini devredecek. Çünkü makamlar geçicidir, Hatayspor kalıcıdır.
Geçtiğimiz hafta Hatayspor Kulüp Başkanı Ethem Çakır ve Başkan Vekili Abdulhay Denizli‘nin daveti üzerine HRT Spor Programı Yapımcısı Ömer Cihangir ağabeyimle birlikte kulüp tesislerini ziyaret ettik.
Sayın Başkan, kulübün mevcut mali tablosunu ve bugün yaşanan sıkıntıların hangi süreçlerin sonunda ortaya çıktığını belgeleriyle anlattı. Hatayspor’un yıllar içinde nasıl ağır bir borç yükünün altına girdiğini ve transfer yasağına uzanan süreci tüm açıklığıyla paylaştı.
Beni en fazla düşündüren ise 15 Temmuz’a kadar çözülmesi gereken yaklaşık 2 milyon avroluk dosya oldu!..
Eğer bu kaynak bulunamazsa Hatayspor, yeni sezona puan silme cezasıyla başlayabilir. Zaten zor şartlarda mücadele edecek bir takım için böyle bir başlangıç, sezon başlamadan büyük bir dezavantaj anlamına gelir.
Başkan Ethem Çakır, iletişim konusunda eksik kaldıklarını da samimiyetle kabul etti. Bunun önemli bir özeleştiri olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca kulüpte gereksiz harcamaların önüne geçildiğini, tasarruf tedbirleri uygulandığını ifade etti. Ancak kabul etmek gerekir ki sadece tasarruf yapmak, tek başına kulübü ayağa kaldırmaya yetmiyor.
Bugün Hatayspor’un önündeki en büyük mücadele yalnızca sportif başarı değildir. Öncelik, kulübün ayakta kalmasını sağlamaktır.
Şu an en acil ihtiyaç, 15 Temmuz’a kadar gerekli kaynağın bulunmasıdır.
Bu para bütün sorunları çözer mi?
Elbette hayır!.
Ancak kulübün puan silme riskini ortadan kaldırır, camianın moralini yükseltir. En önemlisi de Hatayspor’a yeniden mücadele edebilme umudu kazandırır.
Sonrası mı?
Şehrin tüm dinamiklerinin ortak hareket etmesine bağlıdır.
Belki bugün bir mucize beklemek gerçekçi görünmeyebilir.
Hatayspor’un yeniden ayağa kalkması için bir el uzanmasını umut ediyorum.
Hem de vakit kaybetmeden..
-GAZETECİ YAZAR METİN DİNGİL YAZDI-
Yeni sezon hazırlıklarının başlamasına sayılı günler kaldı…
2. Lig kulüpleri birer birer kamp programlarını açıklıyor, transferlerini duyuruyor, teknik kadrolarını oluşturuyor. Her kulüpte bir hareket, bir heyecan, yeni sezonun umudu var.
Peki ya Hatayspor?
Koca bir sessizlik…
Sezon biteli aylar oldu. Ne bir açıklama var, ne bir yol haritası, ne de geleceğe dair en küçük bir umut ışığı…
Kulübün başkanı konuşmuyor.
Yönetimin adı var kendi yok!..
Hatayspor’un kaderini belirlemekle sorumlu olan herkes adeta derin bir sessizliğe gömülmüş durumda.
Mevcut kadroda kimler kaldı?
Kimlerle yollar ayrıldı?
Transfer yapılacak mı?
Teknik direktör kim olacak?
Kamp ne zaman başlayacak?
Bu soruların hiçbirinin cevabı yok.
Çünkü Hatayspor’u yönetenlerin kamuoyuna verecek bir cevabı da yok.
Hatayspor, tarihinin belki de en sahipsiz günlerini yaşıyor.
Bu kulüp 2. Lig’i de gördü, 3. Lig’i de…
Yokluk da yaşadı, maddi sıkıntılar da çekti.
Ama hiçbir dönemde böylesine kimsesiz bırakılmadı.
Hiçbir zaman yöneticiler bu kadar sessiz kalmadı.
Çok değil iki yıl önce Süper Lig’de Türkiye’nin en güçlü takımlarına kafa tutan bir Hatayspor vardı..
İç sahada alınan beraberliklere bile üzülüyor, kaybedilen iki puanı tartışıyorduk.
Bugün ise eleştirilecek takım yok!.
Çünkü ortada konuşulacak bir takım bile bırakılmadı.
Kulübün yarını belli değil.
Umut bile belirsiz…
Peki suçlu kim?
Sadece yönetim mi?
Elbette hayır!
Şehri yönetenler nerede?
Hatayspor bu şehrin en büyük markası değil miydi?
Depremden sonra birlik ve beraberlik söylemleri havada uçuşurken, bugün o birlik neden Hatayspor için gösterilmiyor?
Herkes tribünden seyretmeyi tercih ediyor.
Kimse sorumluluk almıyor.
En acısı da taraftarın sessizliği…
Bir zamanlar formasına sevdalı binlerce insanın peşinden koştuğu Hatayspor, bugün yalnızlığa terk edilmiş durumda.
Hatayspor bugün öksüzdür…
Hatayspor bugün yetimdir…
Süper Lig’in parıltılı ışıklarından, 2. Lig’in belirsiz koridorlarına bu takımı bile bile, göz göre göre itenler; bu çöküşü sadece izlemekle yetinenler şunu iyi bilsinler;
Bu sessizliğiniz, bu umursamazlığınız tarih sayfalarına kara bir leke olarak geçecektir.
Bir şehrin umudunu, kimliğini ve en büyük sevdasını bu denli aciz durumlara düşürenlerin, bu kulübü “hiç kimsenin takımı” haline getirenlerin iki cihanda da yakaları bir araya gelmesin!!
Bu vebal hepinizin!!
-GAZETECİ YAZAR METİN DİNGİL YAZDI-
24 yıl…
Tam 24 yıl boyunca bir Dünya Kupası hasretini konuştuk.
Nesiller değişti, çocuklar büyüdü, futbol değişti, dünya değişti…
Ama biz yerimizde saydık.
Ve sonunda büyük umutlarla beklediğimiz Dünya Kupası serüveni, bir tek gol bile atamadan sona eriyor..
Daha ağır bir futbol tablosu çizmek gerçekten zor.
Asıl acı olan ise bu başarısızlığın sürpriz olmaması…
Çünkü futbol artık sadece yetenek oyunu değil.
Futbol artık aklın, sistemin, planlamanın ve sürdürülebilirliğin oyunu.
Dünya futbolu veri analizleriyle oyuncu yetiştiriyor, biz hâlâ transfer dedikodularıyla vakit geçiriyoruz.
Onlar futbol akademileri kuruyor, biz teknik direktör değiştiriyoruz.
Onlar 10 yıllık projeler hazırlıyor, biz haftalık kurtuluş reçeteleri arıyoruz.
Onlar geleceği inşa ediyor, biz günü kurtarmaya çalışıyoruz.
Sonuç da ortada…
Bugün Avrupa’nın ve dünyanın başarılı kulüplerine baktığınızda hepsinin ortak bir özelliği var:
Güçlü altyapı.
Çünkü futbolun temel kuralı değişmedi;
Spor adamı Kenan Mattaoğlu’nun güzel bir sözü var; “Altı olmayanın üstü de olmaz..”
Ne yazık ki bu gerçek, yıllardır Türk futbolunun görmek istemediği en büyük aynadır.
Kulüpler borç batağında.
Transfer politikaları günübirlik.
Altyapılar verimsiz.
Oyuncu gelişim modelleri çağın gerisinde.
Ve en önemlisi; futbolcu yetiştirme kültürü kaybolmuş durumda.
Bugün Türkiye’de birçok kulüp, kendi öz kaynağından oyuncu çıkaramaz hale geldi.
Hazır oyuncuya bağımlı bir yapı oluştu.
Ancak para bittiğinde sistem de çöküyor.
İşte bunun en acı örneklerinden biri Hatayspor’dur.
Bir zamanlar Süper Lig’de Anadolu’nun gururu olan Hatayspor, son iki sezonda üst üste iki lig kaybetti.
Bu sadece sportif bir başarısızlık değil ki!..
Bu yapısal eksikliklerin faturasıdır.
Deprem elbette büyük bir felaketti.
Ancak sadece depremi gerekçe göstermek de gerçeği eksik anlatmak olur.
Çünkü güçlü altyapıya sahip kulüpler krizlerden daha kolay çıkar.
Kendi oyuncusunu yetiştiren kulüpler ayakta kalır.
Üretmeyen kulüpler ise günü geldiğinde çöker.
Hatayspor yıllardır altyapıdan düzenli oyuncu çıkaramadı.
Kulübün geleceğini taşıyacak bir futbol ekosistemi oluşturulamadı.
Acı ama gerçek…
Altyapı bir masraf kalemi değil, kulübün sigortasıdır.
Altyapı bir yük değil, geleceğin teminatıdır.
Altyapı yoksa sürdürülebilir başarı da yoktur.
Bugün Türk futbolunun önündeki en büyük sorun hakemler değil…
Federasyon değil…
Teknik direktörler de değil…
Asıl sorun üretmeyen futbol sistemidir.
Yetiştirmeyen, planlamayan ve geleceği düşünmeyen anlayıştır.
Eğer Türk futbolu ve Hatayspor gelecekte yeniden ayağa kalkmak istiyorsa, işe vitrinle değil temelden başlamalıdır.
Temel ise bellidir:
Altyapı…
Altyapısı olmayan kulübün de geleceği olmaz.