DOLAR

45,2229$% 0.07

EURO

52,8911€% 0.04

STERLİN

61,2240£% 0.01

GRAM ALTIN

6.599,83%0,45

ÇEYREK ALTIN

10.751,00%0,47

TAM ALTIN

42.852,00%0,55

İmsak Vakti a 02:00
Hatay HAFİF YAĞMUR 3°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Çocukta İnat Davranışının Sağaltımı

Ebeveynlerin çocuğu “inatçı”, “söz dinlemeyen” veya “problemli” olarak etiketlememesi de önemlidir..

-UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN METİN HAMURCU YAZDI-

Çocuklarda inat davranışı çoğu zaman çocuğun yalnızca “söz dinlememesi” olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle küçük yaşlarda çocuk, kendi kararlarını verebildiğini göstermek, kontrol duygusunu yaşamak ve bağımsızlığını ortaya koymak için “hayır”, “istemiyorum” veya “ben yapacağım” diyebilir. Bu nedenle inat davranışını çözmenin ilk adımı, çocukla güç savaşına girmemektir. Ebeveyn “Ben söyledim, olacak” şeklinde ısrar ettikçe çocuk da kendi isteğinde daha fazla ısrar edebilir ve durum bir kontrol mücadelesine dönüşebilir.

Çocuğun duygusunu kabul etmek ancak sınırı korumak daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Örneğin çocuk parktan ayrılmak istemiyorsa “Gitmek istemediğini görüyorum, oyun oynamaya devam etmek istiyorsun. Ama artık eve gitme zamanı” denilebilir. Burada çocuğun isteği kabul edilmiş olur fakat sınır ortadan kaldırılmaz. Çocuğa küçük konularda seçim hakkı vermek de inat davranışını azaltabilir. “Montunu giymek ister misin?” yerine “Kırmızı montunu mu, mavi montunu mu giymek istersin?” demek çocuğa kontrol hissi verirken ebeveynin belirlediği sınırın da korunmasını sağlar.
İnat sırasında uzun açıklamalar yapmak, bağırmak, tehdit etmek veya çocuğu cezalandırmak genellikle davranışı daha da güçlendirebilir. Çocuk öfkeliyken öncelikle sakinleşmesine yardımcı olmak gerekir. “Şu anda çok kızdın, bunu anlıyorum. Ama vurmana izin vermeyeceğim. Sakinleşince konuşabiliriz” gibi kısa ve net cümleler kullanılabilir. Burada temel ilke, duyguya izin vermek fakat zarar verici davranışa sınır koymaktır.
Ebeveynlerin çocuğu “inatçı”, “söz dinlemeyen” veya “problemli” olarak etiketlememesi de önemlidir. Çocuğa “Sen çok inatçısın” demek yerine “İstediğin olmayınca zorlanıyorsun” demek davranışı kişilik özelliği haline getirmeden ele almayı sağlar. Aynı zamanda çocuk işbirliği yaptığı anlarda bunun fark edilmesi gerekir. “Kızgın olmana rağmen benimle birlikte toparladın, teşekkür ederim” gibi ifadeler çocuğun olumlu davranışının pekişmesini sağlar.
Çocukta inadı tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, kendi fikrini ifade edebilen fakat sınırları da kabul edebilen bir çocuk yetiştirmek daha sağlıklı bir hedeftir. Çünkü doğru yönlendirildiğinde kararlılık, ileride özgüven ve bağımsızlık açısından önemli bir özellik haline gelebilir. Buradaki amaç çocuğun iradesini kırmak değil, iradesini uygun şekilde kullanmayı öğretmektir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

HIZLI YORUM YAP