DOLAR

45,2229$% 0.07

EURO

52,8911€% 0.04

STERLİN

61,2240£% 0.01

GRAM ALTIN

6.599,83%0,45

ÇEYREK ALTIN

10.751,00%0,47

TAM ALTIN

42.852,00%0,55

İmsak Vakti a 02:00
Hatay HAFİF YAĞMUR 3°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Fevrilik

Fevri kişiler bazen öfkeyle konuşabilir, ani kararlar alabilir, sonradan pişman olacakları davranışlarda bulunabilir veya karşılarındaki kişinin sözlerini tam olarak anlamadan tepki verebilirler.

-UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN METİN HAMURCU YAZDI-

Fevrilik, kişinin bir olay karşısında yeterince düşünmeden, sonuçlarını değerlendirmeden ve duygularını düzenlemeden hızlı hareket etmesi ya da karar vermesidir. Fevri kişiler bazen öfkeyle konuşabilir, ani kararlar alabilir, sonradan pişman olacakları davranışlarda bulunabilir veya karşılarındaki kişinin sözlerini tam olarak anlamadan tepki verebilirler. Bu durum çoğu zaman kişinin kötü niyetli olmasından değil, duygu ile davranış arasına yeterli mesafe koyamamasından kaynaklanır.
Fevriliğin altında farklı psikolojik nedenler bulunabilir. Kişi çocukluk döneminde duygularını düzenlemeyi öğrenememiş olabilir. Örneğin, öfkelendiğinde sakinleşmesine yardımcı olunmamış, duygularını ifade etmesi engellenmiş veya sürekli eleştirilmiş olabilir. Böyle bir ortamda büyüyen kişi, yetişkinlikte eleştiriyi tehdit olarak algılayabilir ve kendisini savunmak için anında tepki verebilir. Bazen de fevrilik; kaygı, sabırsızlık, hayal kırıklığına tahammül edememe, kontrol ihtiyacı veya anlaşılmadığını hissetme ile ilişkili olabilir.
Fevrilikle baş etmenin ilk adımı, tepki verme isteği ile gerçekten harekete geçmek arasındaki farkı öğrenmektir. Bir olay karşısında öfkelendiğimizde zihnimiz hemen konuşmak, kendimizi savunmak veya karşı tarafın hatasını göstermek isteyebilir. Ancak her duygunun hemen davranışa dönüşmesi gerekmez. Öfkelenmek doğaldır; öfkeyle kırıcı konuşmak ise değiştirebileceğimiz bir davranıştır. Bu nedenle kişi, yoğun bir duygu yaşadığında kendisine birkaç saniye tanımayı öğrenmelidir. Derin ve yavaş nefes almak, bulunduğu ortamda kısa bir mola vermek veya konuşmayı ertelemek, duygunun şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
Fevri davranışları azaltmak için kişinin kendi tetikleyicilerini tanıması da önemlidir.

Hangi durumlarda daha hızlı tepki veriyorum?
Eleştirildiğimde mi, haksızlığa uğradığımı düşündüğümde mi, önemsenmediğimde mi, yoksa işler istediğim gibi gitmediğinde mi? Bu soruların cevapları, davranışın arkasındaki ihtiyacı anlamamızı sağlar.
Örneğin, birisi kendisine karşı çıktığında hemen sesini yükselten bir kişi, aslında değersiz görülmekten veya kontrolünü kaybetmekten korkuyor olabilir. Bu durumda yalnızca öfkeyi bastırmak değil, öfkenin altında yatan düşünceyi ve duyguyu anlamak gerekir.
Bir diğer önemli nokta, her düşüncenin gerçek, her hissin de bir tehlike işareti olmadığını fark etmektir. Birinin sözünü saygısızlık olarak algılamak, mutlaka onun bizi küçümsemek istediği anlamına gelmez. Fevri davranan kişi çoğu zaman ilk yorumunu kesin gerçek kabul eder ve buna göre hareket eder. Oysa kendisine “Başka bir açıklaması olabilir mi?”, “Şu anda bildiklerimle mi hareket ediyorum, yoksa varsayımlarımla mı?” diye sorması, daha dengeli kararlar vermesine yardımcı olabilir.
Fevrilikle mücadelede kişinin kendisine yeni bir davranış kuralı belirlemesi de faydalıdır: Yoğun duygudayken önemli karar vermemek, tartışmayı büyütmemek ve geri dönüşü zor davranışlarda bulunmamak. Örneğin, öfkeliyken mesaj göndermek yerine mesajı yazıp beklemek, bir tartışmada hemen cevap vermek yerine “Şu an gerginim, biraz sakinleşip konuşmak istiyorum.” demek veya ani bir karar almadan önce bir gece beklemek uygulanabilir yöntemlerdir. Bu davranışlar kaçınmak değil, kişinin kendi tepkisini yönetebilmesidir.
Fevri davranışın ardından pişmanlık yaşandığında kişi kendisini sürekli suçlamak yerine davranışını değerlendirmelidir. “Yine böyle yaptım, hiçbir zaman değişemeyeceğim.” demek yerine “Hangi noktada kontrolümü kaybettim ve bir dahaki sefere neyi farklı yapabilirim?” diye düşünmek daha yapıcıdır. Eğer birini kırdıysa sorumluluk alması, özür dilemesi ve davranışını telafi etmesi önemlidir. Kendini affetmek, davranışın sorumluluğundan kaçmak değil, hatadan öğrenerek değişime alan açmaktır.
Sonuç olarak fevrilik, kişinin değişmez bir karakter özelliği olmak zorunda değildir. Duyguları tanımak, tetikleyicileri fark etmek, düşünce ile gerçekliği ayırt etmek ve tepki vermeden önce durabilmek zamanla geliştirilebilir becerilerdir. Amaç hiç öfkelenmemek veya her durumda sessiz kalmak değildir. Asıl amaç, duygularımızın bizi yönetmesi yerine, duygularımızı fark ederek nasıl davranacağımıza kendimizin karar vermesidir. Fevrilik sık sık ilişkilere, iş yaşamına veya günlük işlevselliğe zarar veriyorsa psikoterapi desteği de bu davranış örüntüsünün altında yatan nedenleri anlamaya ve daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmeye yardımcı olabilir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.