DOLAR

45,2229$% 0.07

EURO

52,8911% 0.04

STERLİN

61,2240£% 0.01

GRAM ALTIN

6.599,83%0,45

ÇEYREK ALTIN

10.751,00%0,47

TAM ALTIN

42.852,00%0,55

İmsak Vakti a 02:00
Hatay HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

‘Gelişim’ Ömür Boyu

Altı ile on iki yaş arasında okul dönemi başlar. Çocuk akademik başarı, arkadaşlık ilişkileri ve çeşitli beceriler yoluyla kendini geliştirmeye çalışır..

-UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN METİN HAMURCU YAZDI-

Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramına göre insan gelişimi yalnızca çocukluk yıllarıyla sınırlı değildir; doğumdan yaşlılığa kadar yaşamın her döneminde devam eder. Erikson’a göre birey, hayatı boyunca sekiz farklı psikososyal gelişim evresinden geçer ve her evrede çözülmesi gereken temel bir çatışmayla karşılaşır. Bu çatışmalar bir engel değil, kişinin olgunlaşmasını ve güçlenmesini sağlayan gelişim fırsatlarıdır. Her dönem sağlıklı biçimde tamamlandığında birey bir sonraki yaşam evresine daha güçlü bir şekilde ilerler.

Yaşamın ilk yılında bebek, bakım veren kişiyle kurduğu ilişki sayesinde dünyaya güvenmeyi öğrenir. Sevgiyle, ilgiyle ve tutarlı bir şekilde ihtiyaçları karşılanan bebek, dünyanın güvenilir bir yer olduğuna inanır. Ancak ihmal edilen ya da ihtiyaçları düzensiz karşılanan bebekte güvensizlik gelişebilir. Bu dönemin temel kazanımı umut duygusudur.

Bir ile üç yaş arasında çocuk kendi başına hareket etmeye, seçim yapmaya ve bağımsız davranmaya başlar. Kendi başına yemek yemek, giyinmek ya da tuvalet alışkanlığı kazanmak gibi deneyimler özerklik duygusunu geliştirir. Sürekli eleştirilen veya aşırı kontrol edilen çocuk ise utanç ve kuşku yaşayabilir. Bu dönemin sonunda gelişmesi beklenen temel özellik iradedir.

Üç ile altı yaş arasında çocuk çevresini keşfetmeye, oyunlar kurmaya ve girişimlerde bulunmaya yönelir. Merak duygusu artar ve sürekli yeni şeyler denemek ister. Bu girişimler desteklendiğinde çocuk amaç geliştirmeyi öğrenir. Ancak sürekli engellenen ya da cezalandırılan çocukta suçluluk duygusu baskın hâle gelebilir.

Altı ile on iki yaş arasında okul dönemi başlar. Çocuk akademik başarı, arkadaşlık ilişkileri ve çeşitli beceriler yoluyla kendini geliştirmeye çalışır. Başarıları takdir edilen çocuk yeterlilik hissi kazanırken, sürekli başarısızlık yaşayan veya başkalarıyla olumsuz şekilde kıyaslanan çocukta aşağılık duygusu gelişebilir.

Ergenlik döneminde bireyin en önemli sorusu “Ben kimim?” olur. Kendi değerlerini, inançlarını, hedeflerini ve toplumdaki yerini keşfetmeye çalışır. Sağlıklı bir kimlik geliştirebilen genç kendine güvenle geleceğe yönelirken, bunu başaramayanlarda rol karmaşası görülebilir. Bu dönemin en önemli kazanımı sadakattir; yani kişinin kendi kimliğine ve değerlerine bağlı kalabilmesidir.

Genç yetişkinlik döneminde birey yakın ve güvene dayalı ilişkiler kurmaya yönelir. Sağlıklı bir kimlik geliştiren kişiler sevgi dolu ve kalıcı ilişkiler kurabilirken, yakınlık kurmakta zorlanan bireyler yalnızlık ve yalıtılmışlık hissedebilir. Bu dönemin temel erdemi sevgidir.

Orta yetişkinlikte birey, hem ailesine hem de topluma katkı sunma isteği taşır. Çocuk yetiştirmek, üretmek, öğretmek ve topluma fayda sağlamak üretkenlik duygusunu güçlendirir. Kendisini yararlı hissedemeyen kişiler ise durgunluk ve anlamsızlık yaşayabilir. Bu dönemin temel kazanımı bakım verme ve sorumluluk alma becerisidir.

Yaşlılık döneminde ise birey yaşamını geriye dönüp değerlendirir. Hayatını anlamlı, değerli ve kabul edilebilir gören kişiler benlik bütünlüğüne ulaşarak bilgelik geliştirir. Buna karşılık yoğun pişmanlık ve kaçırılmış fırsatlara odaklanan bireylerde umutsuzluk görülebilir.

Erikson’un kuramının temel mesajı, insan gelişiminin yaşam boyu devam ettiğidir. Her yaşam döneminin kendine özgü görevleri ve zorlukları vardır. Bu zorluklar başarıyla aşıldığında birey psikolojik olarak güçlenir, kendisini daha iyi tanır ve yaşamın sonraki evrelerine daha sağlıklı bir şekilde hazırlanır. Bu nedenle her dönem, kişiliğin gelişimi için önemli ve birbirini tamamlayan bir basamak niteliğindedir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.