45,2229$% 0.07
52,8911€% 0.04
61,2240£% 0.01
6.599,83%0,45
10.751,00%0,47
42.852,00%0,55
02:00
M. Adil ÇETİN
Araştırmacı-Yazar
İLESAM Hatay İl Temsilcisi
Uzun nutukları, hazır cevap oluşu, espri yeteneği güçlü, dürüst, namuslu ve renkli bir siyaset adamıdır Osman Bölükbaşı. Fransa’da Nancy Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik ve Fizik Bölümü’nden mezun olmuştur. Bir müddet İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde matematik öğretmenliği yapmıştır. Öğretmenlikten istifa ederek siyasete atılmıştır.

Osman Bölükbaşı ve Alparslan Türkeş
Demokrat Parti’de parti müfettişi olarak başlayan siyasi hayatı Millet Partisi kuruculuğu ve Kırşehir milletvekilliği, Millet Partisi’nin kapatılmasından sonra Cumhuriyetçi Millet Partisi’nin kuruculuğu ve Kırşehir milletvekilliği ve Cumhuriyetçi Millet Partisi Genel Başkanlığı, Cumhuriyetçi Millet Partisi ile Türkiye Köylü Partisi birleşmesiyle Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi adını alması ile partinin Genel Başkanlığına seçilişi, partiden istifa ederek Millet Partisi’ni yeniden kurması ve Genel Başkanlığını yapması, genel başkanlıktan istifası ve 10 gün sonra tekrar göreve dönmesi ve genel başkanlıktan istifası, sonunda Millet Partisi’nden ve milletvekilliğinden de de istifa ederek siyasete veda etmiştir. “Aktif politikanın dışındayım. Ama Türkiye’yi yürekten düşünenlerin her zaman içinde olacağım” demiştir.
Kürsüdeki konuşma süresi ortalama iki ila iki buçuk saat olan Osman Bölükbaşı, Türkiye kürsü konuşma rekorunun da sahibidir. 1967 yılında yapılan Düzce mitinginde aralıksız sekiz saat otuz beş dakika konuşmuştur.
Osman Bölükbaşı Cumhuriyet tarihimizde Meclis’te yaptığı konuşma dolayısıyla dokunulmazlığı kaldırılarak mahkûm edilen ilk ve tek milletvekilidir.
Osman Bölükbaşı’ndan kurtulmak, hapse atmak için, milletvekili seçildiği Kırşehir il statüsünden çıkartılıp, ilçe yapılır.
Osman Bölükbaşı, siyasette tarlası geniş, ama darısı az bir lider olmuştur.
Partiden istifa eden milletvekillerinin, bu görevlerinden de istifa etmesi konusunda Millet Partisi Aday Yönetmeliği’ne bizzat koydurduğu hükme uyarak aynı gün 9 Eylül 1973 tarihinde Millet Partisi’nden ve milletvekilliğinden de istifa ederek siyasete veda etmiştir.
Türk siyasetinde bir fırtına gibi iz bırakarak gelip geçen Osman Bölükbaşı, 1 Mart 1913 tarihinde Kırşehir’in Hasanlar köyünde doğmuş, 6 Şubat 2002 tarihinde vefat etmiştir. Ankara Cebeci Asrî mezarlığında toprağa verilmiştir. Hasanlar köyünden, Cebeci Şehitliği’nden ve Alparslan Türkeş’in mezarından getirilen topraklar mezarına serpilmiştir.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
*
OSMAN BÖLÜKBAŞI’NDAN GERİYE KALAN ANLAMLI SÖZLER
“Demokrasi, gerçekleri bilenlerin, fazilet ve ahlaka bağlı olanların, böylelerini arayıp bulanların ve seçim sandığında verdiği oyla yüklendiği vebali bir Erciyes Dağı ağırlığında omuzlarında ve vicdanlarında hissedenlerin kurabilecekleri ve yaşatabilecekleri bir rejimdir. ‘Biz ne bilelim’ diyenlerin kuracakları ve yaşatabilecekleri bir rejim değildir.”
*
“ ‘Reyini para ile satan, ırzını satandan daha şerefsizdir, daha tehlikelidir. Çünkü bunların zararı bütün bir milletedir’ sözünü her yerde tekrarlayınız.”
*
“Politikacının oruç tutuyorum, namaz kılıyorum diye halkın karşısına çıkması ne aç mideleri doyurur, ne de çıplak sırtları örter. Bir politikacının dinî inanışı ve ibadeti değil, onun ahlakı, siyasî fikirleri, geçmişi milleti alakadar eder.”
*
“Afrika’da henüz devlet olacak bir hüviyete kavuşmayan insanların yasını tutanlar vardır Türkiye’de. Ancak bunlar, dünyada inim inim inleyen büyük bir Türk aleminin varlığından bahsetmemektedir. Turanı zaptedelim demiyoruz. Ama müsaade buyurursanız hürriyetler ve insanlıktan bahsedenler, şu hürriyetten nasibi olmayan ve Bakü sokaklarında yoldan geçen gazetecileri çevirerek ne zaman kurtaracaksınız bizi diyen insanlara da ızdırap çektirmekten vazgeçsinler. Kendileri ne kadar milliyetçi ise, müsaade etsinler biz de o kadar milliyetçi olalım.
Komünist ‘beynelmilelciyim’ der ama, öylesine milliyetçidir ki, Rus komünisti Moskof’tur, Bulgar komünisti Bulgar’dır arkadaşlar, bunu bilelim.”
*
“Siyasî hayatta vefa ve sadakat, karaborsada bile bulunmayan bir metaa dönüşmüştür. Demokrasi mücadelesinde geldiğimiz bugünkü noktada karşımızdaki acı gerçek şudur: insanlar siyasette ya korkacak ya da umacaktır. Siyasette korkutacak kuvveti, dağıtacak nimeti olmayanların ihanete uğraması kaçınılmazdır.”
*
“Bilirsiniz ben bu milleti severim. Bilirim ki bu millet de beni sever. İkimizin hali, sevip de birbirine kavuşamayan oğlanla kızın kaderine benziyor.”
*
“Bir başkasına yapılan haksızlık veya zulüm, diğerlerine yapılacak zulmün ve haksızlığın başlangıcıdır.”
*
12 Eylül sonrası kurulan partiler için değerlendirme yapan Osman Bölükbaşı ANAP için şunları söyler ve haklı çıkar; “ANAP, bulunmuş eşya deposu gibi. Bilirsiniz, tramvaylarda, otobüslerde bulunan her çeşit eşya, bir ambarda depolanır. Bunların içinde, ayakkabılar, şapkalar, cüzdanlar ve aklınıza ne gelirse her şey vardır. Ayrıca bunların, birbirleriyle bağdaşacak hiçbir yanı yoktur. Tesadüfen bir araya gelmişler.” Ve sonunda dağılmışlardır.
*
Osman Bölükbaşı Mart 1997’de Anadolu Kulübü’nde beraber yemek yediği bir grup Refah Partili milletvekiline şunları söylüyordu: “Adnan Menderes’i gerçekte kim astırdı biliyor musunuz? Kendisini gerekli zamanlarda uyarmayan, ona sadece kulluk yapan DP’li milletvekilleri astırdı. Bunu hiç unutmayın. Liderlerin dostu olun, ama kölesi olmayın.”
*
“Hayatım boyunca bütün sektörleri tetkik ettim, en kârlısının “din ticareti” olduğunu gördüm.”
*
“Zengini hayırsız evlat, memuru süslü avrat, siyasetçiyi kuru inat batırır.”
*
“Yerin mevkii oturandan gelir. Adam olan oturduğu sandalyeden şeref almaz, ona şeref verir.”
*
Osman Bölükbaşı, Kızılay’da dolmuş durağında beklerken kendisini tanıyan bir vatandaşın “Siz de mi dolmuş kuyruğunda sıra bekliyorsunuz?” sorusuna karşılık şunu söylemiştir: “Ne yapalım yavrum, zamanında cebimizi doldurmadık şimdi dolmuşu dolduruyoruz.”
*
“Siyasî şahsiyetlerin geçmişi sözlerine kefil olmalı, sözleri kendilerinden davacı olmamalıdır.”
*
“Siyasî partilerde iç tartışma bir “sünnet”, dayanışma “farz” olarak kabul edilmelidir.”
*
“Koltuğunun altında “haç” taşıyan, fakat “hacı” görünmeye çalışan, “gâvur” diye öldürtüp, “şehit” diye namaz kıldıran siyasetçilerden sakınılmalıdır.”
*
“Demokrasi, korkanlardan değil, gerçekleri cesaretle söyleyenlerden kuvvet ve şeref alan bir rejimdir. Yarının mesut ve müreffeh Türkiye’sini inşa edecek mimarlar, kuvvet ve menfaat karşısında erimeyen haysiyetler olacaktır.”
*
“Havanın olmadığı yerde nasıl canlı, suyun olmadığı yerde nasıl balık yaşamazsa, fikir hürriyetinin olmadığı yerde demokrasinin, hatta insanlık haysiyetinin yaşamasına imkân yoktur.”
*
“İnsanlar daima tenkitten şikâyet ederler. Hiçbir zaman dalkavukluktan şikâyet edilmemiştir. Bir ülkeyi tenkit değil dalkavukluk batırır.”
*
“Beni, rejim ile devlet arasında ıstıraplı bir tercihe zorlarsanız, ben devleti tercih ederim. Rejim gidince geri gelir, ama devlet geri gelmez.”
*
Kendi partisinden seçilip başka partiye geçen vekiller için şöyle diyor; “Düğünü biz yapıyoruz, gerdeğe başkası ile giriyorlar.”
*
“Öğretmenler ve din adamları siyasî istismar aracı haline getirilmemelidir. Özellikle din adamları siyasetin tasallutundan kurtarılmalı, politikacıların oy toplama aracı olarak kullanılmalarının önüne geçilmelidir. Her manada kalkınmamız, yarına güvenle bakmamız, böyle bir zihniyetin devlet hayatına temel olmasıyla mümkündür.”
*
“Son birkaç asrın kötü idareleri yüzünden geri kalmış ve fakir düşmüş olmamız bizi yeis ve ümitsizliğe düşürmemelidir. Bu millet, en ümitsiz şartlar içinde, defineler saklayan bir harabeye benzeyen bağrından, deştiği zaman otuz dokuz yaşında kurtarıcı Mustafa Kemal’ler çıkarmıştır.”
*
“Bizim kümeste tavuk çok… ama, hep başkalarının folluğuna yumurtluyorlar.”