DOLAR

33,1952$% -0.11

EURO

36,0226% -0.6

STERLİN

42,8115£% -0.31

GRAM ALTIN

2.548,96%-1,98

ÇEYREK ALTIN

4.184,00%-1,32

TAM ALTIN

16.760,00%-1,32

İmsak Vakti a 02:00
Hatay AÇIK 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Dr. Ali Can Gündüz

Dr. Ali Can Gündüz

26 Ekim 2023 Perşembe

GİNSENG NEDİR?

GİNSENG NEDİR?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Başta Çin ve Kore olmak üzere birçok Uzak doğu ülkesinde yabani olarak kendiliğinden yetişen Ginseng, türden türe değişmekle birlikte genellikle 30-50 cm uzunluğunda, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Gövde dik ve dalsız yapıda, kökler ise gövdeye oranla daha kalın ve oldukça dallanmış haldedir. Bitkinin kökten uca her bölümü farmakolojik açıdan aktif içerikler barındırır ancak en değerli kısım genellikle kök bölgesindedir.
Ginseng bitkisi genellikle 3-6 yaşına ulaştıktan sonra toplanır. Kuru havada muhafaza edilerek saklanan türü, beyaz ginseng olarak adlandırılırken fırında pişirme yöntemi ile elde edilen türü kırmızı ginseng olarak bilinir. Ginseng nedir sorusu bu şekilde yanıtlanabilir.
Ginseng İçeriğinde Neler Bulunur?
Ginseng bitkisinin kök, gövde ve yaprak kısımlarında 36 farklı ginsenozid maddesi ile birlikte esansiyel yağ, amino asit, peptid, fitosterol, mineral ve vitamin gibi çok sayıda farklı bileşen bulunur. Özellikle kök kısmı A, B1, B2, B3, B12, C ve E vitaminlerinden fazla miktarda bulundurur. Bunun yanı sıra ginseng kökü son derece güçlü bir kalsiyum, demir ve fosfor kaynağıdır.
Yine kök kısmında yoğun olarak bulunan 36 farklı ginsenozid bileşeni, ginseng bitkisinin sağladığı yararlı etkilerin pek çoğunun sorumlusu olarak kabul edilir. Kanser hastalığı riskini azaltma, şeker hastalığına karşı direnç sağlama, bağışıklık sisteminin normal fonksiyonunu destekleme, sinir sistemini hasarlara karşı koruma, hafıza ve kalıcı bellek gelişimini destekleme, stres düzeyini kontrol etme gibi çeşitli farmakolojik ve fizyolojik etkilere sahip olan bu kıymetli bileşen, özellikle Uzak doğu ülkelerinde tıp alanında yaygın olarak kullanılır. Ginseng bitkisi, içeriğinde bulunan daha pek çok değerli bileşen sayesinde insan vücudu üzerinde oldukça faydalı etkilere sahiptir.
Ginseng’in Faydaları Nelerdir?
Ginseng nedir sorusuna verilebilecek bir diğer yanıt da vücut dayanıklılığını ve direncini artıran adaptojen özellikli bir madde şeklindedir. Vücudun fiziksel ve ruhsal dayanıklılığını nonspesifik olarak artıran maddeler adaptojenik olarak tanımlanır ve ginseng, bu özelliğe sahip maddeler içerisinde en sık tercih edilenlerden biridir.
Ginseng bitkisi içeriğinde bulunan çok sayıda amino asit, peptid, vitamin ve mineral sayesinde vücudun fizyolojik işleyişine katkıda bulunur. Sağlıklı kişilerde fiziksel performans düzeyini yükseltir.
Sinir hücresi hasarını önleyen ve hasara uğramış sinir hücrelerinin onarılmasını veya uzaklaştırılmasını sağlayarak nörolojik işleyişi destekleyen ginseng, bu özelliği sayesinde fiziksel performansın yanı sıra zihinsel performansı da artıran son derece önemli bir bileşendir.
İçeriğinde bulunan C vitamini (askorbik asit), B12 vitamini ve fosfor sayesinde antioksidan özelliğe sahip olan ginseng bitkisi, toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bu nedenle hem hücresel düzeyde stresi kontrol altına alır hem de kansere karşı koruyucu özellik gösterir.
Özellikle stresli durumlarda adrenal bezden salgılanan stres hormonunu kontrol eder; tiroit hormonunun fonksiyonlarını düzeltir. Bu sayede kişinin çeşitli stres türlerine maruz kaldığı durumlarda strese bağlı ortaya çıkan olumsuz etkileri hafifletir.
Vazopressin hormonu ile birlikte çalışarak metabolizma hızını artırır ve aynı zamanda kandaki glikoz seviyesini düzenleyerek şeker hastalığına karşı koruma sağlar. Ginseng’in bir türü olan Panax Ginseng, tıpta yaygın olarak hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği), hiperlipidemi (kanda lipid yüksekliği) ve karaciğer yağlanması gibi sorunların iyileştirilmesi amacıyla destek tedavi olarak kullanılır.
Ginsengin Cinsel Fonksiyon Üzerine Etkileri Nelerdir?
Düzenli ginseng takviyesi alan kişilerde genel olarak vücudun fiziksel ve zihinsel performansı artarken, yorgunluk ve enerjisizlik gibi çeşitli şikayetler azalır. Bunu yanı sıra kalp-damar yapısını güçlendiren, kan dolaşımını ve damar sağlığını iyileştiren, sinir sistemi ve hormonal sistem ile ilgili çeşitli sorunların büyük oranda hafiflemesini sağlayan ginsengin düzenli kullanımında cinsel fonksiyonlarda iyileşme görülmesi mümkündür. Menopoz sonrası dönemde 16 hafta boyunca düzenli ginseng takviyesi alan kadınlarda psikolojik ve fizyolojik sağlığın güçlendiği, seks hormonlarının salgı düzeyinin arttığı söylenebilir. Bununla birlikte erektil disfonksiyon olarak adlandırılan sertleşme bozukluğuna yönelik ginseng takviyesi alan kişilerde %60 oranında fayda sağlandığı ve uygun dozda kullanıldığı takdirde herhangi bir yan etki gelişmediği görülmüştür.

Devamını Oku

Hayıt Tohumu Nedir?

Hayıt Tohumu Nedir?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bitki Verbenaceae familyasının Vitex agnus-castus türüne aittir. 1-3 metreye kadar boylanabilen küçük ağaçlar, haziran-eylül aylarında açık leylak ya da pembe renkli çiçekleri açar. Tedavi amaçla kullanılan kısmı ise yuvarlak siyah-kahverengi meyveleridir.
Hayıt Tohumu Ne İşe Yarar?
Bitkinin kimyasal bileşenine bakıldığında diterpenleri, diterpenoid alkaloidleri, iridoit glikozitleri, flavonoitler, trigliseritler ve uçucu yağları içerdiği gözlemlenir. Bu bileşikleri ile hayıt tohumu özellikle kadın hastalıklarının tedavisinde destekleyici özellik taşır.
Hayıt Tohumu Faydaları Nelerdir?
Hayıt meyvesi ve yapraklarının insan vücuduna olumlu etkileri sık kullanılmasını sağlar. Hayıt tohumu faydaları şu şekilde listelenebilir:
Hayıt tohumu kadınlarda progesteron, östrojen ve prolaktin seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur.
Hipofiz bezini destekler ve bu diğer birçok hormonun sentezinde dolaylı katkı sağlar.
Memelerde hassasiyet ve ağrı semptomlarını azaltmaya yardımcıdır
Adet sendromu belirtilerini hafifletir.
Hayıt tohumu çayı faydaları arasında anti bakteriyal özelliği bulunur.
Zararlı bakterilerden Staphylococcus and Salmonella ile mücadeleyi güçlendirir.
Kemik erimesinin engellenmesine yardımcı olur.
Hayıt Tohumu Suyunun Cilde Faydaları Nelerdir?
Ciltte seramid olarak bilinen faydalı yağ tabakaların sentezi için östrojen hormonun varlığı önemlidir. Cilde parlaklık ve canlılık veren bu yağ tabakaları östrojen seviyesi arttığında daha çok sentezlenir.
Hayıt Tohumu Yağının Saça Faydaları Nelerdir?
Saç kökleri ile kan dolaşımı arasında sıkı bir bağ vardır. Kan damarlarından beslenen saç hücreleri gerekli minarel ve vitamini saça taşır. Kan sulandırıcı ve hormon desteği sağlayan bitki tohumunun faydaları saçın daha güçlü uzamasını ve güçlenmesini destekler.
Hayıt Tohumunun Doğurganlığa Faydaları Nelerdir?
Süt bezi hormonu olarak bilinen prolaktin seviyesinin yükselmesi rahim duvarında kalınlaşma ya da yumurta oluşumunu olumsuz etkileyebilir. Bu durum, kadınlar açısından kısırlık problemlerini gündeme getirir. Prolaktin seviyesinin dengelenmesine yardımcı olması hamile kalma olasılığını destekler. Ayrıca, menstrual döngüyü olumlu desteklemesi yumurta kalitesinin artmasına yardımcı olur.
Hayıt Tohumu Hamile Kalmak İçin Nasıl Kullanılır?
Hormonal bozukluklardan dolayı yumurta oluşumu ya da yumurta kalitesinde problemler meydana gelmiş olabilir. Bu durumda hamilelik olasılığını arttırmak için bitki tohumu çeşitli işlemlerden geçerek katı ya da sıvı olarak tüketilebilir.

Devamını Oku

ÇÖREK OTU NEDİR?

ÇÖREK OTU NEDİR?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Çörek otu, Nigella sativa adlı Asya, Orta Doğu ve Akdeniz’e özgü çiçekli bir bitkidir. Ayrıca siyah kimyon olarak adlandırılsa da kimyon ile ilişkisi yoktur. Biberli bir tada sahip olan çörek otu, Hint ve Orta Doğu mutfaklarında baharat olarak kullanılır. Toz haline getirilerek tüketildiği gibi tohumlarının sıkılmasıyla yağı da elde edilir. Çörek otu kalsiyum, demir, çinko, bakır, tiamin, niasin, fosfor ve folik asit içerir.
Çörek Otunun Faydaları
Çörek otu bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardım eder.
Kanserle savaşırken yine destekçininiz olabilir.
Sindirim sistemleri sorunlarından şişkinlik giderici bir etki gösterir.
Antihistamin gibi bir etkiyle alerjik reaksiyonların azaltılmasında etkili olabilir. Özellikle saman nezlesinde alerjik semptomları iyileştirebilir.
Çörek otu ekstratı içeren bir jelin uygulanması akne iyileştirici özellikle gösterebilir.
Astım ilaçları kullanılan kişiler, bu ilaçların yanında çörek otu yediklerinde öksürük, hırıltı, solunum ve akciğer şikayetlerinde iyileşme görülebilir.
Diyabet hastalarının her gün çörek otu taneleri tüketmeleri kan şekerleri düzeylerinde denge sağlayabilir.
Ülsere sebep olabilen helikobakter pilori enfeksiyonunda yine çörek otu tozu tüketmek faydalı olabilir.
Sağlıklı kişilerin kan basıncı seviyesini düşürebildiği söylenen çörek otunun yüksek tansiyon için etkili olduğu beklemek doğru değildir.
Sperm sayısı ve hareketi üzerinde de olumlu sonuçlar verdiği belirtilir.
CİLT VE SAÇLAR İÇİN MUHTEŞEM BİTKİ
Cildi Yatıştırabilir
Araştırmalara göre, çörek otu yağı antipsoriatik içeriği sayesinde sedef hastalığı ve akne tedavisinde faydalar sağlar. Ancak daha çok araştırmaya ihtiyaç vardır. Tıkanmış gözeneklerin açılmasına ve yağlı ciltlerde yağı kontrol etmekte iyi olabilir. A, B ve C vitamini içeren çörek otu yağı, cildin nemini korumasına yardımcı olur. Cilde sağlıklı bir esneklik kazandırır. Sağlıklı yağ asitleriyle birlikte yaşlanmayla belirginleşen yüz çizgilerini iyileştirmeye katkı sağlar. A vitamini, amino asitler ve yağ asitleri cilt hücrelerini yenilemek için birlikte çalışırlar. Çörek otu yağı, zamanla ciltte görülebilen renk değişimlerinin önüne geçebilir. Lekelerin ve kızarıklıkların da görünümünü azaltabilir.
Sağlıklı Saçlar
Saç sağlığı için de çörek otunun yağının faydaları olduğu bilinir. Ancak daha çok araştırmaya ihtiyaç vardır. Saç dökülmesine karşı gelirken sağlıklı saçların kazanılması için etkili olduğu iddia edilir. Saç derisinde oluşan pullanmaya ve hassasiyete karşı yatıştırıcı olabilir. Yağ üretimini dengeleyerek saçların nemli kalmasına ve beslenmesine yardımcı olduğu söylenir. Yağdaki antioksidanlar serbest radikallerin saçınızdaki zararları nötralize edebilir.

Devamını Oku

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) TEDAVİSİ

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) TEDAVİSİ
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Kısırlık, bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin belirli, düzenli periyodlarla ve korunmasız cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebeliğin oluşamaması durumudur. Üreme sistemi ile ilgili bir sağlık sorunu olan kısırlığa, dünyada üreme organları gelişmiş her 100 çiftten en fazla 15’inde rastlanmaktadır. Kısırlığın oluşmasının birçok sebebi bulunmaktadır. Ve kısırlık vücuttaki üreme organlarının işleyişinin bozulduğu bir hastalıktır.
Çiftlerin kısırlıktan kurtulup sağlıklı bebek sahibi olabilmeleri için dünya genelinde birçok tedavi şekli uygulanmaktadır. Bu tedaviler sayesinde birçok çift bebek sahibi olmanın mutluluğunu yaşamaktadır. Kısırlık kadınlarda ve erkeklerde eşit oranlarda görülmektedir. Hastalarda yapılan tüm çalışma ve araştırmalara rağmen bazı hastalardaki kısırlığın sebebi bulunamamaktadır.
Gebeliğin oluşması basit ve doğal gibi görünse de aslında komplike bir durumdur. Sağlıklı bir gebeliğin oluşabilmesi için bazı faktörlerin sağlanması gereklidir.
Kadınların yumurtalıklarının sağlığı,
Erkeklerin spermlerinin kalitesi,
İlişki sonrası spermin yumurtaya ulaşmasını sağlayan fallop tüplerinin sağlığı
Spermin yumurtaya ulaştıktan sonra sağlıklı bir şekilde döllemesi,
Döllenme oluştuktan sonra yumurtanın rahime oturabilmesi,
gibi faktörler gebelik oluşumunda önemlidir.
Kısırlığın Nedenleri Nelerdir?
Kısırlık hem kadınlarda hem de erkeklerde eşit oranda görülen bir durumdur. Dünyada yapılan çalışmalara göre kısırlığı olan bireylerin %15’lik kısmında kısırlığa sebep olabilecek herhangi bir soruna rastlanmamıştır.
Belirli periyodlarda haftada 2-3 kez cinsel ilişkiye giren 100 çiftten 85’i kısa bir sürede bebek sahibi olabilmektedir.
Kadınlar yaşları ilerledikçe doğurganlıklarını kaybetmektedirler.
Doğurganlığın kaybolması çok fazla kendini göstermese de ortalama 32-35 yaşlarında başlamaktadır. Fakat yaş 40 olduğunda ciddi oranda fertilite kayıpları olabilmektedir.
Bu sebeplerden 35 yaşından büyük gebe kalamayan her kadın yıllık kontrollerini ve testlerini aksatmadan yaptırmalıdır. Erkeklerde kısırlık ise kadınlardaki gibi yaşla orantılı değildir.
Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Nelerdir?
Erkeklerde kısırlığın birçok sebebi bulunmaktadır. Erkeklerde en fazla rastlanan kısırlık nedeni ise sperm morfolojisinin sağlıksız olmasıdır. Kişinin sosyal yaşamı bu durumu tetikleyen sebeplerdendir.
Erkeklerde kısırlık sebepleri şunlardır:
Spermin yapısında problemler
Menide spermin bulunmaması
Testis kanalları tıkanıklıkları
Spermin dışarıya atılamayıp mesaneye akması
Sperm hareketlerinin yavaşlığı
Hormonsal sebepler
Genç yaşlarda geçirilmiş ağır hastalıklar
Genetik
Varikosel varlığı
Sertleşme, erken boşalma gibi sorunlar
Diyabet Hastalığı
Geçmişinde kanser öyküsündeki tedaviler
Fazla sgara ve alkol tüketimi
Sinir ve stres
Cinsel hastalıkların varlığı
Azospermi Nedir?

Azospermi menide hiç sperm hücresinin bulunmaması durumudur. Azospermi iki sebebe bağlı olarak incelenmektedir.
Spermin geçtiği kanallardaki tıkanıklığa bağlı azospermi:
Geçmişte yaşanan idrar yolu ve genital enfeksiyonlar veya doğuştan gelen sperm kanallarının tıkanıklığına bağlıdır. Sperm kanallarının açılabilmesi için cerrahi operasyonlar yapılmaktadır.
Spermin Geçtiği Kanalların tıkanıklığına bağlı olmayan Azospermi ise:
Genetik sebeplere bağlanmaktadır.
Her iki grubun tedavisinde de cerrahi operasyonlarla sperm üretilmekte ve dölleme uygulaması için mikroenjeksiyon işlemi yapılmaktadır.
Kısırlığın Belirtileri Nelerdir?
Kısırlığın bir çok belirtisi bulunmaktadır. Fakat bu bulgular kesin tanı koymak için yeterli değildir. Kısırlığın kesin tanısının koyulabilmesi yapılacak olan bazı tetkik ve muayenelere bağlıdır.
Kısırlığın Belirtileri:
Hiç regl olamama, düzensiz regl olma
Regl döneminde aşırı ağrı, fazla kanama
Gebe olmamasına rağmen memelerin süt salgılaması
İstemsiz kilo alma
Aşırı tüylenme ve ciltte sivilce sorunları
Erkeklerde cinsel sorunlar (erken boşalma, sertleşememe)
Erkeklerde meninin az salgılanması
Gençlerin düzenli ve korunmadan cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebe kalınamaması durumu,
Günümüzde hastalıkların tedavisinde sadece cerrahi ve tıbbi yöntemler yetmemektedir. Uzmanlar aynı zamanda kısırlığın tedavisi için Fitoterapiyi önermektedir. Fitoterapi, çeşitli bitkiler yoluyla hastalıkların tedavi edilmesini sağlayan bir yöntemdir. Fitoterapi vücudun bağışıklığını yükseltirken aynı zamanda hastalıklara yapılan tedavi yöntemlerinin etkisi arttırmakta ve yan etkilerini en aza indirmektedir.
Fitoterapi Türkiye Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak kabul edilmiştir. Fitoterapiyi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı yönetmektedir.
Bitkisel kürler ile tedavi olumlu sonuç alıp süregelen zamanlarda aktif rol oynamıştır.

Devamını Oku

ÇOBAN ÇÖKERTEN BİTKİSİNİN MUCİZEVİ ETKİLERİ

ÇOBAN ÇÖKERTEN BİTKİSİNİN MUCİZEVİ ETKİLERİ
5

BEĞENDİM

ABONE OL

Yerel isimleri çobaniğnesi, demirdikeni ve deve çökerten olarak adlandırılan, latince ismi tribulus terrestris olan çoban çökerten Türkiye’de Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş alana yayılım gösteren ve alternatif tıpta yıllardır kullanımı devam eden bir bitkidir.

Dünya üzerinde 275 türü bulunan bitki, toprakta yatay olarak büyüyen tek yıllık otsu özelliklidir. Dikenleri ile ünlenen bitkinin meyveleri üzerinde çıkan koruyucu bu yapılar, bisiklet tekerleğini delebilecek kadar güçlüdür. Kültür bitkilerinin arasında çoğalması durumunda istenmeyen yabani ot olarak zarar verici etkisi ortaya çıkabilmektedir.
Çoban Çökerten Ne İşe Yarar?
Üreme fonksiyonlarını arttırması ile kısırlık problemine karşı destekleyici rolü olan çoban çökerten otu fertiliteyi arttırıcı ve afrodizyak etkisi ile hem kadında hem erkekte üreme sağlığında yardımcı rol üstlenir. Ayrıca, idrar söktürücü, karaciğer koruyucu, kolesterol dengeleyici, kas kütlesini arttırıcı, ağrı kesici, dolaşım arttırıcı ve kan şekeri dengeleyici özellikleri ile dikkat çekmektedir. Geleneksel tıpta yıllara yayılan bu kullanım bilgilerinin, uluslararası bilimsel makalelerle desteklenmesi ürün halinde tüketilmesini arttırmıştır.
Çoban Çökerten Faydaları Nelerdir?
Biyoaktif içeriğinin kök kısmında fitosteroidler, flavonoidler, alkaloidler ve glikosidleri maddelerini içermesi ile farmakolojik çalışmalara öncü olan Çoban çökerten otunun faydaları şunlardır:
Eşey hormonları dengeleyip, testosteron hormon dengesine yardımcı rol oynar.
Kas gelişimini ve fiziksel dayanıklılığı destekler.
Karaciğer yağlanmasının önüne geçilmesinde yardımcıdır.
Vücuttan ödemin atılmasını destekler.
İltihap kurutucu özelliği ile idrar yolu ve safra kesesi iltihaplanmalarını engeller.
Kadınlarda tüylenme ve kronik saç dökülmesinin önüne geçilmesini destekler.
Kadınlarda östrojen seviyesine de pozitif etki sağlayarak menopoz sürecinde kemik erimesi (osteoporoz) engellenmesine yardımcı olur.
Çoban Çökerten Cinsel Gücü Artırır mı?
Çoban çökerten cinsellik konusunda da vücudu destekler. Libido yükseltici ve afrodizyak etkisi sayesinde cinsel gücü artırmaya yardımcı olur.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.