DOLAR

33,0413$% 0.65

EURO

36,0249% 0.4

STERLİN

42,9931£% 1.08

GRAM ALTIN

2.559,20%0,41

ÇEYREK ALTIN

4.146,00%0,67

TAM ALTIN

16.608,00%0,67

İmsak Vakti a 02:00
Hatay AÇIK 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Emel Akpınar Erkan

Emel Akpınar Erkan

13 Mayıs 2024 Pazartesi

ÖĞRETMENLERDEN SONRA ÜNİVERSİTE AKADEMİSYENLERİ DE YETERLİ GÖRÜLMÜYOR OLSA GEREK!

ÖĞRETMENLERDEN SONRA ÜNİVERSİTE AKADEMİSYENLERİ DE YETERLİ GÖRÜLMÜYOR OLSA GEREK!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Öğretmenlik Meslek Kanununun (Ömk) Revizyonunu Eğitim Akademileri Açısından İncelenmesi

1973 yılında Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. Maddesinde “Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği” olarak tanımlanan öğretmenlik mesleği ve bu mesleği icraa eden kişi olarak gösterilen öğretmenin, özellikle son 12 yıldır, bitmiyor görünen ve hissedilen çilesi.

Yıllarca ülkenin en kalabalık meslek gruplarından olan öğretmenlik mesleğini temsil eden, hak ve sorumluluklarını takip edebilecek bir Öğretmenlik Meslek Kanununun (ÖMK) düzenlenmesi gerektiğini anlatmaya çalıştı öğretmenler kendi bakanlıklarına.

Nihayet Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütmekle görevli öğretmenlerin atamaları ve mesleki gelişimleri ile kariyer basamaklarında ilerlemelerini düzenlemek amacıyla 14 Şubat 2022 tarihli Resmi Gazete yayımı ile yürürlüğe girdi. Ancak kanunu eline alan öğretmenler, akademisyenler ve konu ile alakalı hukukçular şaşkınlıklarını gizleyemediler. Çünkü en basit bir apartman yönetimi için hazırlanan Kanun 5 sayfa iken, koca öğretmenlik mesleğini temsil etmesi gereken ÖMK sadece 1 buçuk sayfadan ibaretti.

İçeriği boş, sığ, yetersiz… Meslek yeterince tanımlanmamış, öğretmenin hak ve sorumluluk sınırları çizilmemişti. Dönemin bakanı, Mahmut Özer tarafından “40 yıllık rüya” olarak tanıtılan Yetersiz ÖMK, eğitim camiası tarafından kabul edilmedi. Hatta sendikaların konu ile ilgili çalışmaları neticesinde ülke çapında ciddi miting ve eylemlere sebep oldu.

O günden itibaren gelinen şu ana kadar eğitimciler gerek sosyal medyada, gerek sahalarda, okullarda, öğretmen odalarında “ÖMK’nın Revize Edilmesini” ve “Yeni bir ÖMK’nın Gerekliliğini” vurguladılar.

Öğretmenler haklı sitemlerinden 2 yılı aşkın bir süre vazgeçmeyince bakanlık elbette kayıtsız kalamadı.

Yeni bir ÖMK hazırladı. Yeni ÖMK’mız bu hafta TBMM’e sunulacak..  Söz konusu olan “Yeni ÖMK” hakkında ortaya atılan duyumlar, öngörüler… Öğretmenleri yine yıkmış ve onların sıkıntılarını anlatmaya yönelik isyan seslerini yükseltmiştir. Öğretmenler hep bir ağızdan soruyor;

Sayın Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığımız ve çok çok çokkkk Sayın Bakanımız Yusuf Tekin biz eğitimciler ve eğitim ilgilileri #YeniBirÖmkMümkün derken, öğretmen haklarını koruyan, öğretmeni kollayan, yaşamını güvenlikli ve korunaklı geçirmesini sağlayan bir yasayı kastetmiştik.

Kabul edilmesi muhtemel yeni ÖMK’da var olduğu iddia edilen Rotasyondan, Eğitim Akademilerine kadar birçok mevzunun öğretmenin işini zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacağı aşikârken;

** Eğitim fakültelerinin en az 4 yıl eğitip, öğretmen olarak atadığı bireyi ( öğretmen bile yazamadım, eğitim fakültesinden “öğretmen” meslek sıfatı ile mezun olan kişiye ) 4 yıl akademik eğitime alacağız derken kimi? Hangi kesimi zengin etmeyi planladınız?

** Eğitim fakültesi profesörlerinin, doçentlerinin eğitip, mezun ettiği öğretmeni, yeterli bulmayıp akademi eğitimine almak nasıl bir sistem önerisi?

** Bu bağlamda eğitim fakültesi profesörlerinin, doçentlerinin ve doktorlarının yani eğitim fakültesi akademisyenlerinin de mi yetersiz olduğunu düşünülüyor?

** Eğitim fakültesi akademisyenlerine her 5 yılda bir #mülakat getirin mesela, sizden olmayanı “pardon” yetersiz olanları atın fakültelerden, ya da alın onları 4 yıllık akademik eğitime sizden oluncaya kadar, “pardon” yeterli oluncaya kadar asgari ücreti verip eğitin/yetiştirin/çalıştırın.

** Eğitim fakültesi profesörleri, doçentleri, doktorları yani akademisyenlerinden daha üstün, daha yetenekli, daha yeterli eğitimciler mi akademilerde mezun öğretmenleri eğitecek?

** Akademilere ikame, Hizmetiçi Eğitim Uygulamaları var, sayıları arttırılsın. Öğretmen sürekli yıl sabitlemesi olmadan, Hizmetiçi Eğitimlere tabi tutulsun..

** Akademi kurup 4 yıl ülke kaynaklarını bir taraflara aktarmak ve sonuçtan verim almamak sizin de içinizi sızlatmıyor mu?

** Eğitim fakültelerini kendi branşlarında başarı ile bitirmiş öğretmenlere akademilerde verilecek eğitimlerin içeriği ne olacak?

** Kime yeterli etmeye çalışıyoruz öğretmenleri? Bu arada asıl yapmaları gereken öğretmenlik mesleğine heves ve enerjileri kalacak mı? 

** Bu yanlışı durdurmaya kimin gücü yeter?

Biz bu soruları kime soralım, bizi kim dinler, girilen yanlış yoldan dönülmesi gerektiğini kimle konuşursak anlatabiliriz.

Eğitimciyiz biz, Bu Kararlar Alınırken, Gerçek Öğretmen Sendikalarını (Yandaş ve Herhangi Bir Partinin Sözcülüğünü Yapanların Dışındaki Sendikaları Kastediyorum),  Gerçek öğretmen odalarını, görevi sizi övmek olan kıymetli öğretmenlerimiz dışında, “bir durun bakın alınan kararlar yanlıştır” diyen herhangi, çıkarsız, vatan, eğitim taraftarı gerçek bir öğretmeni dinlediniz mi?

Sayın Bakanlığım ve Çok Çok Çokk Kıymetli Bakanım … Durun !

Bu ülke çocuğu, fakülteleri kolay kazanmıyor, o üniversitelerde kolay okumuyor… Bu çocuğun anası babası, evladının mürüvvetini görmek ve tabiri caizse “hayatını kurtarmış” olmayı diliyor. Gençlerin heveslerini kırarak, onları aşağılayacak uygulamalara sokarak, Milli Eğitimde nasıl bir ilerleme sağlamayı Umuyorsunuz?

Devamını Oku

HATAY’DA DEPREM SONRASI ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLAR

HATAY’DA DEPREM SONRASI ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLAR
5

BEĞENDİM

ABONE OL

6 Şubat Maraş Depremi Adı ile anılan Hatay/Antakya’nın Haritalardan silinmesine sebep olan deprem Türk Halkını derinden sarsmıştır. Öyle ki, deprem olduğunu duyduğu an, evindeki eşyasından, cebindeki parasına kadar her şeyini depremzede ile paylaşan bu mukaddes, bu yüce halk, arama kurtarma çalışmalarında da her türlü olumsuz şarta rağmen günlerce mücadele etmiştir.
Antakya Halkı bu eşsiz, tavrı asla unutmayacak. Teşekkür ederiz.
Ancak ne yazık ki, deprem akabinde ortaya çıkan Cumhurbaşkanlığı seçimleri depremzedenin ihtiyaçlarının ertelenmesine ve yer yer unutulmasına sebep olmuştur.
Bu duruma sessiz kalmayı Yürüttüğü Sendikacılık politikasına ters bulan Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Sayın Levent Kuruoğlu Hatay il Yönetiminden özellikle Antakya ilçesinin sorunlarına dair bir rapor istemiştir.
İstenen Rapor, Hatay il Başkanı Sayın Mehmet PANCAR önderliğinde Antakya ilçe Temsilcisi Sayın Hüseyin TUTAR ve Ben, Defne ilçe Temsilcisi Emel ERKAN’dan oluşan ekip tarafından hazırlanmıştır.
Raporu Sizlerle Paylaşmak ve Antakya gerçeklerini duyurmak istiyorum.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük deprem felaketinin üzerinden 7 ay geçti. Deprem bölgesinde 11 ili derinden yaralayan deprem felaketinde resmi kayıtlara göre 50.000’den fazla vatandaşımız vefat etti. Yine dönemin İçişleri Bakanının yaptığı resmi açıklamaya göre vefat edenlerin %50’den fazlası Hatay’da ikamet ediyordu. Bunun yanında yaralı olarak kurtarılan vatandaşlarımızın sayısının da yaklaşık yirmi bin olduğu açıklandı. Depremde yıkılan bina sayısı 13.517 ve acil yıkılacak ve ağır hasarlı olarak tespit edilen toplam bina sayısı ise 67.346 olarak açıklandı. Depremden en çok etkilenen ilçelerimiz olan Antakya, Kırıkhan, Samandağ, Defne ve İskenderun’da hayat tüm olumsuzluklara rağmen devam ediyor. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızdan birçoğu özellikle kamu personeli olanlar tayin yoluyla ilimizden ayrılmak zorunda kaldılar. Vatandaşlarımız kısıtlı imkânlarla ve yetersiz sayıda bulunan konteyner kentlerde ve sahra çadırlarında ikamet ediyorlar.
Hatay Valiliğinin yapmış olduğu resmi açıklamaya göre depremde 170 okul/kurum binası yıkılmış olup 358 okul/kurum binası da hasarlı olarak tespit edilmiştir. Yıkılan ve hasar gören okul/kurumlar diğer okul/kurumlarla birleştirilmiş/ilişkilendirilmiş veya konteyner kentler içerisine taşınmıştır.
Bu kapsamda;
-Hatay’ın ve Hatay’da yaşayan vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha etkin şekilde ulaşabilmesi için bir an önce ilimizin “özel il ” statüsüne alınması,
-Hatay’da görev yapan kamu personelinin bölgede çalışmasını cazip hale getirmek için Hatay’ın özel statülü hizmet bölgesi olarak tanımlanması ve ekonomik avantajlar sağlanması,
-Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle altı aylık ödenen deprem tazminatı ödemesinin tüm kamu personeline ayrım yapılmadan ödenmesine devam edilmesi,
-Depremde evi yıkılan, ağır/orta hasarlı olan kamu personeli ile Hatay’da yeni göreve başlayan tüm kamu personelinin barınma sorununun acilen çözülmesi,
-Yıkılan veya ağır hasar alan resmi kurumların ortak bir alana toplanmasının sağlanması ve vatandaşın kamu hizmetlerine ulaşımının arttırılması,
-Depremde evi yıkılan ve ağır hasarlı olan tüm kamu personeline, TOKİ tarafından yapılacak olan deprem konutlarında öncelik sağlanması,
-Büyükşehir veya ilçe belediyelerinin biran evvel yıkım yapılan yerlerle ilgili adres tanımlamasını yapması ve bağımsız olarak kullanılan konteynerlere (bahçe veya arazi içerisinde) elektrik ve su aboneliklerinin sağlanması,
-Elektrik alt yapısında meydana gelen hasarların bürokratik engeller kaldırılarak biran evvel çözüme kavuşturulması,
-Su kaynaklarının regülasyonunun yapılarak en azından kullanım suyu için tüm şehir şebekesinin faaliyete geçirilmesi,
-İçme suyu tedarikinde yaşanan sorunların çözülmesi ve içme suyu depolama işlemlerinin hijyen ve sanitasyon kurallarına göre yapılmasının sağlanması,
-Bölgede yaşanan su sorunlarından kaynaklı bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi için ortak kullanım alanlarının sürekli olarak dezenfektasyonunun sağlanması,
-Bölgede internet altyapısı ve baz istasyonlarındaki arızalar nedeniyle aksayan iş ve işlemler için vatandaşların kamu hizmetlerine ulaşım hızının arttırılmasının sağlanması,
Birleştirilen okullar nedeniyle öğrenci ve öğretmenlerin toplu ulaşım sorunlarının çözülmesi,
-Deprem nedeniyle evini, eşyalarını ve araçlarını kaybeden tüm kamu personeline nakdi olarak giyim ve ulaşım masrafları için destek ödemesinin yapılması,
-Konteyner kentler içerisine 6-10 yaşındaki çocukların okula kolay erişimlerini sağlamak amacıyla ilkokul açılması,
-Bölgedeki okullarda hırsızlık ve yağmaların artması nedeniyle güvenlik önlemlerinin üst düzeye çıkartılması,
-Bölge devam eden enkaz kaldırma çalışmalarının daha planlı ve güvenlik önlemlerinin üst düzeyde sağlanarak yapılması,
-Enkaz kaldırma çalışmalarında görevli iş makinaları ve hafriyat kamyonlarının özellikle okul bölgelerinden geçişlerinin kontrol altına alınması,
-Cumhurbaşkanımızın talimatıyla TOKİ tarafından yapılacak konutların inşaat süreçlerinin hızlandırılması, yerinde dönüşüme başvuran vatandaşlara teklif edilen kredi ve hibe tutarlarının güncel inşaat maliyetleri de göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi,
-Hasar tespit sonuçlarına itiraz eden konut sahiplerine kira yardımı yapılmasını sağlanması,
-Okullarda faaliyetlerini sürdüren kamu kurumlarının, okulları asli görevlerini yerine getirmek üzere boşaltmalarının sağlanması,
-İkili eğitim yapmak zorunda kalan okullarda giriş-çıkış saatlerinin güvenlik ve ulaşım sorunları da göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmesi,
-Hatay’daki tüm okulların taşımalı eğitim kapsamına alınması, bu kapsamda öğrenci servis ücreti ve yemek bedeli tutarlarının velilere nakdi olarak ödenmesinin sağlanması,

-Hususlarını okullar, öğretmenler, öğrenciler ve veliler olmak üzere yetkili makamlarca incelenerek bir çözüm yolunun bulunmasını önemle talep ediyoruz.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.