DOLAR

33,0413$% 0.65

EURO

36,0249% 0.4

STERLİN

42,9931£% 1.08

GRAM ALTIN

2.559,20%0,41

ÇEYREK ALTIN

4.146,00%0,67

TAM ALTIN

16.608,00%0,67

İmsak Vakti a 02:00
Hatay AÇIK 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Nebih Nafile

Nebih Nafile

23 Haziran 2024 Pazar

EZGİ EREN; KITANIN KAYIP YÜZLERİ

EZGİ EREN; KITANIN KAYIP YÜZLERİ
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Her şey yolunda mı? Ne düşünüyorsunuz?  “Benim yurdum bundan böyle yüzüm nerede gülerse orasıdır.” Keşke öyle olabilse. İnsanın yüzü en çok doğup büyüdüğü topraklarda gülüyor. Bu benim düşüncem, yorumum elbette. Gezgin yazar Ezgi Eren, Güney Amerika’yı boydan boya gezerken gördüklerini yüreğine nakşetmiş, yansımalarını bize öykülerle aktarmıştır.

Bir öyküsünün kısa bir bölümüyle devam etmek istiyorum; “Konu çok basit. Dünya karanlık mı aydınlık mı? Bana göre her çeşit insan var. Orada iyilik, burada kötülük. Şurada iyiden biraz hallice, burada içi geçmiş bir kötü. Kısacası miadı dolmuş bir insanlık tablosu bu. Belki de gökyüzü “daha fazla nefes almanıza yetecek oksijenim yok benim” diyor. Öylesine kararmış bulutlar. Aslında o gece bulutlar bembeyazdı. Ama kalbim farklı renklerde resmetti olanları.”

Ezgi Eren, gezip gördüklerini kimi zaman resmediyor, kimi zaman farklı melodilerle yüreklerimize aktarıyor. Yaşadığımız 6 şubat depreminden sonra ailecek Ankara’ya mecburi bir göçün hemen sonrasında iyilik paylaşan güzel insanlar aracılığı ile kıymetli babası Mücahit Eren ile tanışmış, daha sonrasında Ezgi Eren’in kitaplarıyla o guzel yazılara ulaşmıştım. Ailemin yüreklerine öyle bir dokunuş yaptı ki; Evet, yaşamak için hâlâ bir sebep var demiştik ve gücümüze güç kattı. Buradan tekrar Mücahit Eren ağabeyime ve sebep olan o güzel insanlara kendim ve ailem adına bir kez daha teşekkür ediyorum.

Ezgi Eren’in yazmış olduğu Güney Amerika Güncesi olan “Kıtanın Kayıp Yüzleri” adlı kitaptan biraz daha bahsetmek istiyorum. 

Anima Yayınları’ndan 1.Baskısı Mart 2024’te okurla buluşmuş kitapta on sekiz günce var. 80 sayfadan oluşmaktadır.

“Rüya veya gerçek. Şimdi ya o hayalet köprüyü geçecek, belki de geçmişte takılıp kalarak her şeye yeniden başlayacak ya da korkuyla yüzleşip gerçekte ilerlemeye, geleceğe uzanan başka köprüler bulmaya devam edecek.

O karar veremeden hem önünde hem arkasında iki köprü beliriyor. İkisi de birbirinin aynı, ikisi de yıkık dökük asma köprüler. Kafasını bir arkaya bir öne çeviriyor. Elleri boşluğa düşüyor. Çaresizlikten çenesi önde, sadece iki adım atıyor; bir ileri ve bir geri.”

Nebih Nafile

EZGİ EREN KİMDİR?

1989’da İstanbul doğumludur. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi (2012). İtalya’da ve İngiltere’de yaşadı, öğrenim gördü,

çalıştı. 25 Mayıs 2022 tarihinden itibaren Güney Amerika ile başlayan dünya turu deneyimlerini, gezilerini ve gezdiği ülkelerin kültürünü anlatan Sesler, Yüzler, Yollar adlı Youtube programını Gökhan Küçük ile birlikte yürütmektedir.

İlk denemesi 2006’da yayımlandı. Şiirleri ve öyküleri Altı Yedi, Berfin Bahar, Bireylikler, Buluntu Kutusu, Caz. Kedisi, Ek Dergi, Ekin Sanat, Eliz Edebiyat, ishak Edebiyat, Kıyı, Koridor, Kum, Lacivert, Mühür, Patika, Pikara Kadın Harekâtı, Şahsiyet, Siiri Özlüyorum, Varlık, Yirmi Bir Mart dergilerinde yayımlandı. “Y-A-S” adlı öyküsüyle yer aldığı Karşı Salgın (2021) kitabının editörlerindendir.

Kitapları

Öykü: Düşe Uyuyanlar, 2023, Pikarcsk Yaymlar; Kıtanın Kayıp Yüzleri Güney Amerika Güncesi, 2024, Anima Yayınları

Devamını Oku

MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR LİSESİ’NDE TÜRKÜ RÜZGÂRI

MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR LİSESİ’NDE TÜRKÜ RÜZGÂRI
8

BEĞENDİM

ABONE OL

Yaşadığımız 6 şubat depreminden sonra yazılarıma, etkinliklerime ara vermiştim. Daha doğrusu bir şey yapmak içimden gelmiyordu. Kolay değil, 55 yıllık geçmişimi, komşularımı, çocuklarımın arkadaşlarını, yakınlarımı kaybetmek hiç kolay değildi. İnsanoğlu her acıya zamanla alışıyor ve yaşamaya devam ediyor bir şekilde. Ben de eşim de öncelikli olarak çocuklarımız için el ele gönül gönüle verip var gücümüzle yaşamaya ve yaşatmaya çaba göstermekteyiz.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk çok okuyan bir liderdi. Bulunduğu cephelerde bile kitaplarından vazgeçmediğini okuduğumuz tarih sayfalarında görürüz. Hayatı boyunca müziğe, sanatçıya büyük önem ve değer vermiştir. Rumeli türkülerini dinlemekten çok hoşlandığını biliyoruz, bununla birlikte müzik türlerinden her bir eseri severek dinlemiştir. Atatürk’e göre musiki ile alakası olmayan mahlûkat insan değildir, müzik hayatın neşesi, ruhu, sevincidir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise, musiki her zaman vardır. Musikisiz hayat zaten var olamaz.

Sevgili oğlumuz Ekin Nafile, Ankara Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümünü depremin yıkıcılığına rağmen güzel bir sonuçla kazanmıştı. Ablası ve abisi gibi müzikle uğraş yapıp hayatın karmaşasına anlam katacaktı. Öğretmenlerinden aldığı eğitimle bir yılı geride bıraktı. Gönül rahatlığı ile oğlumun ve diğer öğrencilerin ne denli güvenli bir okulda olduklarından dolayı mutluyum. Öğretmeni, idarecisi, yardımcı elemanları ile okul resmen mükemmel uyum içerisinde bir orkestra gibi.

Okulun son haftasında Türk Halk Müziği Korosu’nun verdiği konser muhteşemdi. Koronun başında Şef Ali Erman Aksaray öğrencilerine müthiş bir enerji aktarımı yapıyordu. Aralarında sevgili oğlum Ekin’in olduğu koro üyelerinin adlarını emeğe saygı olarak yazmak istiyorum.

Şef Ali Erman Aksaray, program sunucusu Özlem Aksaray, bağlamalarda Ege İnci, Arda Oral, Toprak Eren Savi, Nehir Arslan, curada Yaren Arzuman, sazbüşte Remzi Talha Şenel, bas gitarda 9C Sınıf Öğretmeni Kıvanç Öğün, elektro gitarda Öğretmen Ömer Kalkanlı, klarnette Çağan Özer, ritim sazlarda Tolgahan Akgül, Ahmet Buğra Tilkioğlu, Deniz Haydar Demirtaş, Bedirhan Bayazıt ve Hüda Emre koroya eşlik ettiler. Koronun diğer elemanları; Eylül Yaren Babayiğit, Fikret Koçaklı, Arda Mercan, Ali Taylan Atmaca, Elif Ecem Girişit, Bahadır Candurak, Berfin Dönmez, Beren Dönmez, Veysel Yalçın, Melisa Uslu, Rahman Efe Çimen, Eren Dedeoğlu, Arda Tanyakan, Alime Beyza Tekin, Miran Gürçay, Rabia Altun, Sıla Aydoğdu, Arda Durak, Nehir Ece, İsmail Can İlkdoğan, Esmanur Şahin, Eren Kılınç, İdil Yalçınkaya, İklim Erkuş, Eylül Özdemir, Buğra Akyüz, Esila Özsürücü, Sıla Azra Yüksel, Eylül Dilay Çeliktaş, Asilhan Dönmez, Sedanur Silken, Delfin Çolak, Haydar Köksal, Aslı Gamze İmer, Batın Dora Tilkioğlu, Batuhan Taşhan, Edanur Doğan, Ekin Nafile, Elif Selen Çınar, Alperen Taşçı, Asya Demircan, Hüda Emre Süslüoğlu, İsmail Can Çolak, Kardelen Çakır, Yasin Cem Budak, Ada Kılıç, Ayberk Bektaş, Ecrin Durmuş, Yasin Esat, İnci Rabia Nur Güvenç, Cemre Songül Erciyas, Ebrar Özkan ve Dilan Su Bakırtepe koronun başlıca yıldızları idi.

Çalışkan, deneyimli, öğrencileri ile uyum içerisinde çalışan ve her öğrencisine baba şefkati ile yaklaşan meslektaşım Ali Erman Aksaray Bey’i  kutluyor ve ayakta alkışlıyorum. Bu güzel çalışmaların ortaya çıkmasında elbette okulu uyum içerisinde yönetenlerin de büyük bir payı var. Dolayısı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Murat Kara Bey’i ve müdür yardımcılarını da kutluyorum.

Her öğrencinin heyecanını gözlerinde görmek mümkündü. Görev verilen her korist eserini başarıyla seslendirdi ve salonu hınca hınç dolduran misafirlerden kocaman alkışlar almıştı.

Bu okula gelen her öğrenci önceleri; “ben ne olacağım”, “yapabilir miyim”, “seneler çabuk geçer mi” gibi soruları soruyorlardı kendi kendilerine. Okudukça düşündüler daha çok, düşündükçe resim çizdiler, türkü söylediler yürek dilleri döndükçe. Söyledikleri çeşitlendi, çizdikleri renklendi… Öğretmenlerinin engin bilgi, birikim ve donanımları ile ruhlarındaki ateş daha çok alevlendi. Olumlu değişimleri her öğrenci yaşayarak gördü. Son sınıfa gelen her öğrenci “acaba hangi ilde yüksek öğrenime devam edebilirim” sorusunun yanıtını bulmaya çalışıyor…

Yarınlarda her biri ayrı bir yerde güzellikler sunacak olan öğrencilerin disiplinli yetişmesinde, çocuklarımızın olumlu gelişimlerinde önderlik yapan başta okul müdürü Murat Kara bey, müdür yardımcıları, öğretmen arkadaşlarımı bir kez daha alkışlıyor ve emeği geçen geleceğimizin aydınlık yüzü öğrencilerimizi bizlere yaşattığı güzellikler için kutluyorum.

Nebih Nafile

Devamını Oku

RAMAY; ZAMANIN ZAMANSIZ YOLCUSU

RAMAY; ZAMANIN ZAMANSIZ YOLCUSU
3

BEĞENDİM

ABONE OL

Yürüdüğüm bu yolda karşılaştığım tüm insanlarla birim. Varacağım yerin de kendim olduğunun bilincindeyim. Zaman, benim içimde kayboluyorken, zamansızlık girdabında tüm bağlarımdan özgürleşiyorum.

Geride bıraktığım hayatımdaki her karşılaşma, her bekleyiş, her acı, her sevgi, her doğum ve her ölüm kendi içimden yansıyan suretimdir. Dönüşüyorum çünkü bu yol yalnızca bir insan hayatı demek değil; aynı zamanda geçmiş ve geleceğin yaşandığı sonsuz bir evrendir.

Ben sonsuzluk evrenimdeyken var olduğunu sandığım her şey kaybolup gitti. Tıpkı Ay boşluğa düştüğünde yıldızların toplanıp gitmesi gibi bir hiçlik haliydi. Uyanış gerçekleşince orada kalan tek şey “öz”dü ve zaman sadece andan ibaretti. “An”da buluşmak dileğiyle…

Bu hikâyeye başladığınızda sizi içine çeken gizemli bir çekim gücünün olduğunu fark edeceksiniz. Kitabı temin edip okuyacaklar açısından içinden fazlaca detay paylaşmayacağım. Ancak büyük bir aşkın filizlenip boy vermesinden sonra sonuca ulaşmaması her ne kadar beni derinden üzdüyse de doğru olanın bu olması gerektiği konusunda hemfikirim.

Ramay, benim doğduğum şehirde dolaşıyor, özellikle lise ve üniversite yıllarımda çokça gezdiğim, sokaklarında terlediğim Adana’da okuyor, çalışıyor. Antakya’nın, 6 şubatta yaşadığımız depremden dolayı yerle bir olan dar sokaklarından geçiyor. Hâl böyle olunca kitabın içine daha çok dalıyorsunuz.

“Yürek kırgınlığınla son nefesini verdiğini zannedersin ama hayat devam eder. Şefkat ve merhameti yüreğinde taşıyıp gösteremeyen insanlardan her zaman bir adım geride dur.” Hatta hiç yaklaşmayın. 32 yılı geride bıraktığım eğitimciliğimde öğrencilerime hep bu öz doğrultusunda nasihatlarım olur. Kötü insan olmak çok basit, marifet iyi insan olabilmekte.

Zamanın zamansız yolcusu Ramay’ı mutlaka okumalısınız…

Nebih Nafile

Olive Maron (Lütfiye Dere Kocatürk)

1981 yılında Antalya’da doğdu. Eğitimini Selçuk Üniversitesi Turizm Ve Otel İşletmeciliği, Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi- Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Bölümünde tamamladı. Daha sonrasında Çukurova Üniversitesi’nde Kimya ve Mikrobiyoloji alanında aldığı bir yıllık eğitimle tıbbı Bitkilerden elde edilen etken maddelerin laboratuvar ortamında Ar-Ge çalışmalarına katıldıktan sonra, alanıyla ilgili çeşitli sektörlerde doğal drog hazırlama ve üretim çalışmaları yürüttü. Bu süre zarfında Aromaterapi Klubü isimli bir kitap yazarak basıma hazır hale getirmiş, henüz yayınlatmamıştır. Bu alandaki çalışmaları, workshop ve danışmanlıkları halen devam etmektedir. Kişisel gelişim, ruhsalöğretiler, nefes ve meditasyon üzerine aldığı eğitimler ve sayısız kaynaktan edindiği bilgileri Fitoterapi ile birleştirerek yeni bir proje üzerinde çalışmaktadır. Anadolu Üniversitesi Uluslar Arası İlişkiler ve Siyaset Bilimini 4.sınıfta bıraktıktan sonra, Sahne Sanatlarına olan ilgisinden dolayı üç yıl tiyatro eğitimi alarak, ‘’Herşeye Rağmen’’ ve’’Tatlım Hayat’’ isimli iki ayrı tiyatro oyununda sahnelere merhaba demiştir. Yazarın ilk kitabı ‘’Sana Sustum‘’ 2022’de yayınlanmıştır. Çeşitli kültür sanat dergilerine hikâye yazmaya devam etmektedir. Evli, bir çocuk annesi ve inşaat sektöründe on üç yıldır üst düzey yönetici pozisyonunda çalışarak, hayatına devam etmektedir.

Devamını Oku

DR. DERVİŞ ÖZER’E TEŞEKKÜR

DR. DERVİŞ ÖZER’E TEŞEKKÜR
5

BEĞENDİM

ABONE OL

Özellikle bir anne için dokuz aylık uzun yolculukta her zaman yanımızda olup desteğini esirgemeyen, samimiyeti ve ilgisi için ve en önemlisi de yaptırdığı mükemmel doğum için Dr. Derviş Özer’e kızım Yağmur Nafile Akdoğan ve ailem adına çok teşekkür ediyorum.
Hekimliğinin yanı sıra yazdığı kitaplarla insanların sevgisini ve güvenini kazanan Dr. Derviş Özer’in mükemmel hekimliğine, müthiş sabrına ve profesyonelliğine hayran kaldım. Kızımızın ilk sancısından doğum gerçekleşene kadar yanımızda olan ve ailecek destek olan, heyecanla yolunu beklediğimiz sevgili Nehir’imizin başarılı doktoru, şirin dedesi mümtaz insan Derviş Özer‘i tanımaktan onur duydum.
Nebih Nafile

DERVİŞ ÖZER KİMDİR?

Op. Dr. Derviş ÖZER, 1964 yılında Kıbrıs’ta doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde tamamlayarak 1996 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Uzmanlık eğitiminin ardından Kızılcahamam Devlet Hastanesi’nde 11 yıl, Dr. Sami Ulus Hastanesi’nde ise 2 yıl hasta kabulü yapan Op. Dr. Derviş ÖZER, bir tanesi tıbbi, bir tanesi de öykü olmak üzere iki kitabı yayınlanmıştır. Ayrıca 2011 yılında İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Sinema bölümüne başlamış ve 2015 yılında bu bölümü de başarıyla bitirmiştir.
Op. Dr. Derviş ÖZER, mesleki çalışmalarına Ankara’da bulunan özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Devamını Oku

ŞAHİYE SAY: “AN”lar

ŞAHİYE SAY: “AN”lar
2

BEĞENDİM

ABONE OL

16 gazetecilik ödülü bulunan Şahiye Say geçirmiş olduğu ölümcül trafik kazasına rağmen yazmaktan, üretmekten, sosyal yaşamını sürdürmekten geri kalmadı. Her türlü zorluğu içindeki yaşam azmiyle yenerek daha güneşli günlere uyanmayı ihmal etmedi.
“Yazmak ve üretmek, yenilemek ve ileriye doğru yürümek en güzel yaşamdır.” Der bir sözünde Şahiye Say. Luna Yayınları’ndan Kasım 2022’de yayınlanan “Sihirler” adlı şiir kitabının ardından yaşadığımız 6 Şubat depreminin yıkıcılığı maalesef Şahiye Say arkadaşımızı da etkiledi.


Tedavi için Ankara’ya geldiği bir hafta sonu Kızılay, Mülkiyeliler lokalinde ortak dostumuz avukat Zeynel Kadayıfçı ile buluştuğumuz bir anda “AN”lar kitabını imzalayıp armağan etmişti. Yaşadığımız her anımız kitabın kapağındaki yaprak misali giderek, dakika dakika büyür ve gelişir. Yaşam çok geniş, bulabilene. Dünyanın renkleri de çok, görebilene…Umutlar, acılar, mutluluklar, sevgiler ve daha neler neler, yaşamımızda her bir “an” anları, anlar ise yaşamın tümünü oluşturuyor.
Uzun bir sohbetimizin ardından her birimiz bir başka yöne gitmek ve büyük şehirin karmaşasına dalmak üzere ayrılmıştık. Elbette, Antakya, Defne, Samandağ’ı konuştuk. Depremin ardından yüreklerimize de bıraktığı büyük yıkımı üzülerek dile getirdik. O an geçti ve başka anlar peş peşe hayatımızın akışında yerini aldı bile. Kitabı okumaya hemen başlamıştım. Ankara’da ruhuma en iyi gelenlerin başında metroda, otobüste okuluma gidip gelirken kitap okumak geliyor. “AN”lar kitabını okurken Şahiye Say ile sohbet ettiğinizi hissedersiniz. Konu bütünlüğüne bakmaksızın içinden geldiği gibi yaşamın her detayına değinmiş ve dünya görüşünü de satır aralarına eklemiştir. Doğrusunu yazmak gerekirse düz yazıları bana şiirlerinden daha çok güzel bir etki bıraktı. Çünkü, her paragrafında şiir özünü yakalamak mümkün. 120 sayfadan oluşan bu güzel kitabını bir solukta okuyacaksınız.
Eşimin sağlık sorunlarından dolayı ve 17 Nisan 2024 tarihinde saat 17.17’de yaşama merhaba diyen Nehir torunumuz vesilesiyle bu yazımı geciktirdim ve birçok dostumun telefonuna geç dönüş yapabildim. Bu anlamda dostlarımın beni anlayacağını biliyor, Şahiye Say arkadaşımı kitabından dolayı kutluyorum.


Sahiye Say, Ankara Üniversitesi SBF Basın Yayın Yüksekokulu mezunudur. 1982 den itibaren Güneş, Cumhuriyet, Express, Anadolu Ajansı ve Radikal de muhabirlik yaptı. 1988’de Samandağ Gazetesi’ni kurdu.
Gazetecilik alanında Türkiye çapında 16 dal aldı. “Sihirler” adlı şiir kitabının öncesinde yayınlanmış dört kitabı var. 2014 yılında geçirdiği bir trafik kazası nedeniyle konuşma yetisi olumsuz, etkilendi. İkisi beyin olmak üzere pek çok ameliyat geçirdi. Tedavisi sürmesine rağmen aktif gazetecilik yaşamını hâlâ en iyi şekilde sürdürüyor.

Nebih Nafile 22 Nisan 2024 Ankara

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.