DOLAR

45,2229$% 0.07

EURO

52,8911€% 0.04

STERLİN

61,2240£% 0.01

GRAM ALTIN

6.599,83%0,45

ÇEYREK ALTIN

10.751,00%0,47

TAM ALTIN

42.852,00%0,55

İmsak Vakti a 02:00
Hatay HAFİF YAĞMUR 3°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Meltem Yuvarlak

Meltem Yuvarlak

23 Ekim 2026 Cuma

Güzel Günleri Bekleyerek Büyüdük, Şimdi Eski Günleri Özleyerek Yaşıyoruz

Güzel Günleri Bekleyerek Büyüdük, Şimdi Eski Günleri Özleyerek Yaşıyoruz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-MELTEM YUVARLAK YAZDI-

Güzel günleri bekleyerek büyüdük, şimdi eski günleri özleyerek yaşıyoruz.
Meğer hayat, hep geleceğe ertelediğimiz mutluluklardan ibaretmiş. Çocukken büyümeyi, büyüyünce her şeyin yoluna girmesini bekledik. Yıllar geçti, insanlar değişti, zaman bizden çok şey aldı.
Bir zamanlar sıradan sandığımız günlerin, aslında hayatımızın en güzel zamanları olduğunu çok geç anladık.
Şimdi bir fotoğrafta, eski bir şarkıda, bir sesin hatırasında arıyoruz kaybettiklerimizi.
İnsan bazen geçmişi değil, geçmişte kalan kendisini özlüyor. Henüz kayıplarla tanışmamış yüreğini, sevdiklerinin hep yanında olacağını sandığı günleri, hiçbir şeyin eksilmeyeceğine inandığı o güzel zamanları… Ve en çok da geri dönmek istese bile dönemeyeceğini biliyor. Çünkü hayatın en acı tarafı, bazı güzelliklerin değerini onları kaybettikten sonra anlamak.
Hayat bize hep ileriye bakmayı öğretti; ama insan bazen en güzel günlerini arkasında bıraktığını çok geç fark ediyor.

-MELTEMCE-

Devamını Oku

Hayatın En Ağır Bedelleri, En Derin Gerçekleri Öğretir

Hayatın En Ağır Bedelleri, En Derin Gerçekleri Öğretir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-MELTEM YUVARLAK YAZDI-

İnsan bazı gerçekleri kitaplardan değil, hayatının tam ortasında yediği darbelerden öğrenir. Kime güvenmemesi gerektiğini bir ihanetten, kimin yanında durmaması gerektiğini bir hayal kırıklığından, kendi değerini ise çoğu zaman değersiz hissettirildiği yerden ayrılırken anlar.
Hayatın acımasız bir öğretmeni vardır: Yaşattığı olayın ardından açıklama yapmaz, verdiği dersin telafisini de garanti etmez. Sen anlamayana kadar aynı kapıya çıkarmaz belki ama anlamadığın her gerçeğin bedelini yeniden ödeyebilirsin.
İnsan en çok da kendisi hakkında yanıldığı zaman sarsılır. Herkesi kendisi gibi sanmanın, sadakati hak etmeyenlere sadık kalmanın, bitmiş bir hikâyeyi sırf emek verdin diye sürdürmenin bedeli ağırdır. Çünkü bazen insanı tüketen yaşadıkları değil, artık bitmesi gerektiğini bildiği hâlde vazgeçemedikleridir.
Fakat hiçbir bedel, insanın karakterini satmasına değmez. Birilerinin yanlışları yüzünden doğruluğundan utanmak, başkalarının kötülüğü yüzünden kendi özünden uzaklaşmak, yaşadığın acıyı başkasına yaşatarak güç kazandığını sanmak… İşte asıl kayıp budur.
Olgunluk, herkesten şüphe etmek değildir; kime ne kadar güveneceğini bilmektir. Güç, hiç incinmemek değildir; incindiğin hâlde kendini kaybetmemektir. Asalet ise sana yapılanı unutmak zorunda olmadan, o yanlışın seni değiştirmesine izin vermemektir.
Hayatın sana neye mal olduğunu değiştiremezsin ama ödediğin bedelin seni nasıl bir insana dönüştüreceğine karar verebilirsin.
Çünkü bazı insanlar yaşadıklarından ders çıkarır, bazıları ise aynı acıyı ömür boyu başkasına yaşatır. Aralarındaki fark yaşadıkları değil, karakterleridir.
Ve unutma: Hayatın en büyük zaferi, ağır bedeller ödedikten sonra herkese benzemek değil, bütün yaşananlara rağmen kendin kalabilmektir.
–Meltemce–

Devamını Oku

Doğru Bilinen Yanlışlar

Doğru Bilinen Yanlışlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-MELTEM YUVARLAK YAZDI-

Hayatta bazı yanlışlar vardır; o kadar uzun zamandır yapılır, o kadar çok insan tarafından tekrar edilir ki sonunda kimse onların yanlış olduğunu sorgulamaz.
Alışkanlıklar, zamanla doğruların yerine geçer.
Susmak, olgunluk sanılır.
Her şeye katlanmak, sabır…
Kendinden vazgeçmek, fedakârlık…
Herkesi memnun etmeye çalışmak, iyilik…
Çıkarına göre insan değiştirmek, hayatı bilmek…
Oysa her sessizlik asalet değildir.
Her sabır erdem değildir.
Her fedakârlık kıymetli değildir.
Bazen susmak, haksızlığa ortak olmaktır.
Bazen fazla fedakârlık, insanın kendine yaptığı en büyük haksızlıktır.
Ve bazı insanlar, sizin iyi niyetinizi değil; sınırlarınızın olmadığını sever.
İnsan büyüdükçe şunu öğreniyor:
Kalabalığın doğru kabul ettiği her şey, gerçekten doğru değildir.
Bir şeyi herkes yapıyor diye yapmak zorunda değiliz.
Herkes inanıyor diye inanmak zorunda değiliz.
Herkes alkışlıyor diye alkışlamak zorunda değiliz.
Çünkü karakter, çoğunluğa uyduğunuz yerde değil;
çoğunluktan ayrılmanız gerektiğinde belli olur.
Hayat bize bazen en ağır dersleri, doğru sandığımız yanlışları göstererek verir.
Kimin dost, kimin sadece yakın olduğunu…
Kimin sevgisinin gerçek, kimin varlığının çıkar olduğunu…
Kimin yanında kendimiz olabildiğimizi, kimin yanında kendimizi kaybettiğimizi…
Ve bir gün insan, yıllarca doğru sandığı bazı şeylerin aslında yalnızca alışılmış yanlışlar olduğunu fark eder.
İşte o gün değişir.
Daha az anlatır.
Daha az inanır.
Daha seçici olur.
Ama en önemlisi, kendine ihanet etmemeyi öğrenir.
Çünkü insanın hayattaki en büyük kaybı birini kaybetmek değil;
başkalarını kaybetmemek uğruna kendini kaybetmektir.
Unutmayın:
Doğru bilinen her şey doğru değildir.
Bazen gerçek, yıllardır inandığımız yanlışın tam karşısında durur.
-MELTEMCE-

Devamını Oku

İnce Düşünenler İncinir

İnce Düşünenler İncinir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-MELTEM YUVARLAK YAZDI-
İnce düşünen insan, çoğu zaman en çok incinen insandır.
Çünkü kendi kalbinin hassasiyetini, başkasının kalbinde de var sanır.
Bir sözü söylemeden önce düşünür,
karşısındakini kırmamak için susar,
bir davranışın başkasında nasıl bir iz bırakacağını hesap eder.
Ama herkes böyle değildir.
Kimi insan söyler ve geçer.
Kimi kırar, fark etmez.
Kimi de karşısındakinin sustuğunu, incinmediği sanır.
Oysa herkesin kalbi aynı hassasiyette değildir.
İnce düşünmek bir zayıflık değildir.
Tam tersine, insanın içindeki zarafetin göstergesidir.
Fakat insan bir şeyi de öğrenmeli:
Kendi inceliğini, herkesten beklememeli.
Herkese kalbin kadar temiz, düşüncen kadar derin, niyetin kadar güzel davranmasını beklediğinde yorulursun.
Bazen yapılacak en doğru şey, kalbini sertleştirmek değil;
kimin yanında kalbini açacağını bilmektir.
Çünkü güzel kalpli olmak herkese kendini tüketmek değildir.
Bazı insanlar seni anlamayabilir.
Bazıları değerini göremeyebilir.
Bırak göremesinler.
Sen yine güzel düşün.
Yine zarif ol.
Yine insan kal.
Ama kalbinin kapısını, o kapının kıymetini bilenlere aç.
Çünkü incelik herkeste bulunmaz;
ama incinen kalpler, inceliğin değerini herkesten iyi bilir.
–Meltemce–

Devamını Oku

Yürek Cebinde Ne Taşıyorsun?

Yürek Cebinde Ne Taşıyorsun?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

-MELTEM YUVARLAK YAZDI-

İnsanın görünmeyen bir cebi vardır.
Kimsenin görmediği, kimsenin elini sokamadığı…
Yürek cebi.
Herkesin bir yürek cebi var.
Kimi sevgisini koyar içine,
kimi güzel bir hatırayı,
kimi bir iyiliği,
kimi de yıllardır taşıdığı kırgınlıkları…
Bazıları cebini öyle gereksiz şeylerle doldurur ki,
hayatına yeni bir güzellik koyacak yer kalmaz.
Oysa insanın en büyük zenginliği,
üzerinde taşıdığı değil,
yüreğinde taşıdığıdır.
Bir insanın cebinde para olabilir;
ama yüreğinde sevgi yoksa zengin değildir.
Makamı olabilir,
adı çok yerde duyulabilir,
kalabalıkların arasında yürüyebilir…
Ama ardında güzel bir iz bırakmıyorsa,
o kalabalığın hiçbir anlamı yoktur.
Çünkü hayat, insanın elinde tuttuklarını değil,
insanlara nasıl dokunduğunu hatırlar.
Bazen bir teşekkür,
bazen içten bir gülümseme,
bazen karşılık beklemeden uzatılan bir el…
Küçücük sandığımız şeyler,
bir başkasının hayatında kocaman bir yer açabilir.
Bu yüzden arada bir kendi yüreğimize bakmalıyız.
Ben ne biriktiriyorum?
Sevgi mi?
İyilik mi?
Güzel hatıralar mı?
Yoksa öfke, kırgınlık, kıskançlık ve gereksiz hesaplar mı?
Çünkü insan, yüreğine ne koyarsa
bir gün onun ağırlığını taşır.
Ben derim ki;
Yürek cebinizi gereksiz insanlarla,
gereksiz sözlerle,
gereksiz kırgınlıklarla doldurmayın.
Hayat zaten yeterince ağır.
Bir de insan kendi yüreğine yük olmasın.
Yüreğinde sevgi taşıyanın yolu uzun olsa da gönlü hafiftir.
Ve bazı insanlar vardır;
hayata geldikleri gibi geçip gitmezler.
Bir iyilik bırakırlar,
bir söz bırakırlar,
bir sıcaklık bırakırlar.
İşte asıl zenginlik budur.
Çünkü günün sonunda herkesin cebinden bir şeyler eksilir…
Ama yüreğine sevgi koyan insanın bıraktığı iz, kendisinden sonra da yaşamaya devam eder.
-Meltemce-

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.