DOLAR

31,2333$% 0.08

EURO

33,8756% 0.01

STERLİN

39,5415£% -0.06

GRAM ALTIN

2.053,52%0,65

ÇEYREK ALTIN

3.455,00%0,23

TAM ALTIN

13.818,00%0,37

İmsak Vakti a 02:00
Hatay AÇIK
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Mithat Öztürk

Mithat Öztürk

07 Şubat 2024 Çarşamba

YIKIMIN VE İHMALİN SENEİDEVRİYESİNDE NORMALLEŞMEDİK, İYİLEŞMEDİK!!!

YIKIMIN VE İHMALİN SENEİDEVRİYESİNDE NORMALLEŞMEDİK, İYİLEŞMEDİK!!!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Merhaba sevgili okurlarım;
6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli ve 11 ilimizi vuran Asrın felaketinin üzerinden tam 1 yıl geçti.
Malumunuz depremin merkezi Kahramanmaraş ama yıkımın merkezi medeniyet kentimiz Hatay’da oldu.
Evet 1 yıl geçti geçmesine ama ya halimiz ahvalimiz…
Nerede kalmıştık demeye ne hacet…
Bizler ilk gün ki gibi aynı yerdeyiz.Aynı cehennemdeyiz.
Yaralıyız,acılayız,öfkeliyiz…
Ölü müyüz,hayatta mıyız sormadan…
6 Şubat Depreminden bugüne “Orada kimse var mı?” çığlıkları hâlâ karabasanlarımızda yankılanıyor…
ÜŞÜDÜLER, KORKTULAR, AĞLADILAR ve ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA ÖLDÜLER gerçeği yüzümüze tokat gibi vuruyor.
Evet sevdiklerimiz,anamız,babamız,eşimiz,dostumuz,çocuğumuz bil cümle insanımız bir siyah poşette,isimsiz mezarda kaldı bedenleri…
Depremin üzerinden koca BİR YIL geçmiş olmasına rağmen önceki aylardaki gibi hâlâ kentimizin ve kendimizin sesi olma gayreti içindeyiz…
Bir taraftan;
Ölü mü-Sağ mı kayıplarına ulaşamayan ailelerin perişan halleri…
Bir taraftan da;
Deprem / doğal afet felakettir, yıkar, öldürür,kaybettirir.Hangi iktidar olursa olsun” söylemleri…
Oysa “Depremin ilk gününden beri binlerce aile enkazların başında çaresizce bir kurtarıcı ekip bekledi. Binlerce insan yıkıntılara zamanında müdahale edilemediği için öldü.
Neden enkaz altından sağ çıkabilecek binlerce insan, nafile yardım bekleyerek, imdat çığlıkları atarak kan kaybından ya da soğuktan enkaz altında can verdi?
On binlerce insan özellikle 3-4 gün sıcak çorba bulamadı, tuvalet bulamadı, su, ekmek bulamadı.
AFAD başta olmak üzere ilgili resmi tüm kurumlar ya işlevsiz ya da çok geç kaldılar. Deyim yerindeyse resmi kurumların büyük bir bölümü de âdeta enkaz altında kaldılar.
Ayrıca depremden iki gün sonra çadır ve gıda satışı yapan başta Kızılay olmak üzere AFAD’ın organize olmayışı da bir kaos yaratmıştı.
Bir yıl sonra değişmeyen tek şey sorunlarımızın ve sorularımızın gittikçe artıyor olması….
İçme suyundan hijyene varana dek…Barınmadan,güvenlik ve huzur arayışına kadar…
Anlaşılacağı üzere yaralarımız henüz kabuk bağlamadı…
Ama şu kadarını söylemek gerekirse merkezi idarenin yerel bileşenleri ile birlikte yaraları sarmak adına yapılan iyi niyetli çalışmalarını tenzih ederek bardağın öbür tarafını da göreceğiz.
Göreceğiz de daha fazla destek ve hizmet istemek hakkımızı değiştirmiyor ama…
Eğer bazı büyükşehir belediyeleri ve sivil toplum kuruluşları olmasaydı depremden sonra en büyük felaket gıda krizi olabilirdi.
Bunuda gördük ne yazık ki.Kendilerini uyanık sanan ve felaketi fırsata çevirmek isteyen kendini bilmezler ortaya çıktı.
Bu acımasız ve zavallı kişileri affedemeyeceğiz.
Evet asrın felâketinden bu yana tam tamamına 1 yıl geçti.
Ama bu sorular hâlâ yanıt bekliyor…
“Kontrolsüz konutlaşmanın, daha doğrusu ranta, çıkara dayalı kontrolsüz şehirleşmenin sorumlusu kim?
‘İmar Barışları’nın, yapı denetimsizliğinin, aile kurumu hâline dönüşmüş, şirketleştirilmiş Kızılay’ın, AFAD’ın mimarı kimler?”
Yüzleşme, hesap sorma ile birlikte gerçekleşmezse yaralar hep açık kalmaz mı?
Geldiğimiz aşamada yaşadığımız bu asrın depreminden siyasi erkin hâlâ ders çıkarmayışıyı canımı acıtıyor.
Etkili-yetkili olanların kadim kentimiz Hatay’da 1 yıl için de yapılan bir bütün olarak çalışmaları bir gazeteci refleksiyle sorguladığımda başta TMMOB bileşenleri tarafından kırık not aldıklarını müşahade ettim.
İfade edilen olması gereken çalışmaların şehir ve imar planlamadan uzak, konteyner yeni yaşam alanların oluştuğundan tutun da rezerv alanı konusuna kadar sakat bir işleyişin olduğu.
Hatta rezerv alan ilanı tasarrufu,idareye, binanın durumuna bakmaksızın kamulaştırma, yeniden imar etme hakkı tanıyor.
Başka yer kalmadı ,hazine arazileri yok oldu,uçtu gitti gibi Tarım alanlarının, Zeytinliklerin imara açılmasına ne demeli?
Ve ardından buralarda bina yapılmasıyla kentin Demografisinin değişeceği kaygıları.
Ya da barınma adına verilen sözler nerde kaldı?
Ne yazık kı yapılan KALICI KONUTLAR ihtiyacın çok çok altında!
Gittikçe KONTEYNER KONDU oldu-olacak yaşantımız.
Velhasılı kelâm 6 ŞUBAT DEPREMLERİ SENEİDEVRİYESİNDE(YIL DÖNÜMÜNDE);
6 ŞUBAT’TA HEPİMİZ ÖLDÜK AMA BAZILARIMIZ GÖMÜLDÜ, BİR KISMIMIZ YAŞIYORMUŞ GİBİYİZ….
Evet UNUTMAYILIM,UNUTTURMAYALIM AMA DERS ÇIKARTALIM!
ÇIKARTALIM DA,HAYALLERİMİZ,UMUTLARIMIZ BAŞKA BAHARA KALMASIN!
Usuma düşen aralarında Antakya doğumlu solisti Ümit Olgun’un da yer aldığı Oblomov müzik grubunun;
“Yalnız Şehir” şarkı sözleri hem 6 Şubat depremini unutmuyor hem de yaşanan büyük acıyı ve içerisinde bulunduğumuz durumu özetler gibi.
“Köklerimden de derin bir yerde kalsa gözlerim
Feyruz’un nağmeleriyle yeniden filizlenirim
İsyandır hüznüm benim
Bundandır esmerliğim
Asidir sessizliğim
Bundandır esmerliğim
“Arzuhan eylesem deftere sığmaz
Kefensiz kalacak ölümüz bizim”(*)
Duy beni duy ey dünya
Bu feryatlarımı duy
Gör beni gör
Yüreğin olmasın kör…

Devamını Oku

155 GÜNDÜR ÖLÜYÜM, ÇIĞLIĞIM, SAHİPSİZİM..

155 GÜNDÜR ÖLÜYÜM, ÇIĞLIĞIM, SAHİPSİZİM..
7

BEĞENDİM

ABONE OL

Gece çok şiddetli yağmur ve soğuk ile uyuyorsun…
Saatler 4.17’yi gösterdiğinde kıyamet mi kopuyor dersin, cehennem mi dersin asrın depremiyle, felaketiyle uyanıyorsun!..
Depremin kendi doğallı yanısıra sanki birileri ya da bir ulvî güç başta kadim kent Hatay’ı ve civarı illeri haritadan silmek istercesine, dilercesine salladıkça salladı…
Depremler büyük yıkıma neden oldu.
On binlerce ölü, sakat kalan binlerce kişi, enkazda bulanamayan kayıplar ve binlerce bina enkaza dönüştü.
İlk üç gün kimse gelmedi…
“asrın değil, bin asrın” felaketi yaşadığımız … Böyle bir deprem dünyada ancak bin yılda bir olur, biz işte bunu yaşadık. Özellikle en çok yıkım medeniyetler kenti Hatay’da oldu.
Enkaz altındakiler bağıra bağıra öldüler, sağ kalanlar soğuktan dondular, açlıktan perişan oldular. Aylarca ÇADIR bile alamadılar…
Peki bu sorulara yanıt verecek bir etkili-yetkili bir kişi var mı?
“Siz hiç diri diri gömüldünüz mü beton bloklarla?
Siz hiç yanınızda yakınlarınızın ölü bedenleriyle baş başa günlerce nefes almadan kurtarılmayı beklediniz mi?
Yardımın gelmesinden umudunuzu kesip soğuktan donarak ölümünüzü beklediniz mi hiç?
Bir şekilde kurtulduktan sonra, ilgisizlik ve terkedilmişlik nedeniyle onlarca kez ölmek istediniz mi?
Siz hiç geriye bakıp yaşadığınız için pişman oldunuz mu?”
Şimdi de toz bulutunda boğulmaya, Asbestten kanser olmaya mahkum ediliyor insanlık… Ne enkazın altındakilerin ne de üstündekilerin sesi duyuluyor.
5 ay 5 gün oldu, 155 gün oldu…
-mış gibi yaparak geçirdiğimiz koca bir 5 ay 5 gün. Tarifsiz ve sonsuz bir acıyla yaşamayı öğrenmeye başladık.
Depremin yıkıcı etkileri geride kalırken;
Medeniyetler kentimiz sinek, böcek, asbest ve çöp gibi sağlığı tehdit eden mikroplarla dolu ama her şey normalmiş gibi gösteriliyor.
Sevdiklerimiz, evimiz, memleketimiz, hayatımız olmadan geçen bu 5 ay 5 gün içinde özlemimiz her geçen gün çığ gibi büyüyor. Kendimi ve hayatımı çok özledim. Alışmak zorunda kaldığımız bu hayat için çok üzgünüm…
Giden kayıplarımızın sayısını bile tam bilmiyoruz. Bizlerde öldük ama gömülmedik.
Sevgi, hoşgörü, barış ve kardeşlik kenti Hatay kimliğini arıyor.
155 gündür ölüyüm, çığlığım, sahipsizim…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.